YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6805
KARAR NO : 2021/5349
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2020 tarih ve 2017/967 E. – 2020/75 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından birleşik ürün abonman ve ürün sigorta poliçesi ile sigortalanan sigortalı … Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş’nin kiracı olduğu binanın aşırı yağış nedeni ile çatı oluklarının suyu tahliye edememesi sonucu suların sigortalı işyerine sirayeti ile 17.06.2013 tarihinde hasarlandığını, hasarın ihbarı üzerine her iki poliçeden de hasar dosyası açıldığını, birleşik ürün abonman poliçesinden ekspertiz incelemesinde 3.814,00 TL emtia hasarı, ürün sigorta poliçesinden ekspertiz incelemesinde 5.015,00 TL demirbaş hasarı olduğunun tespit edildiğini ve hasar bedelinin 17.09.2013 tarihinde hak sahibi sigortalıya ödendiğini, ekspertiz raporlarına göre her iki hasarın sebebinin aynı olduğunu, davalının binanın tamamının mal sahibi olması ve kusursuz sorumluluğunun bulunması sebebi ile olaydaki sorumluluğun tamamen davalıya ait olduğunu ileri sürerek şimdilik 8.829,00 TL rücuen tazminat alacağının hak sahibine ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olay günü bölgede aşırı yağış meydana geldiğini, ortada mücbir sebep olduğunu, müvekkilinin tüm önlemleri aldığını ve bina bakımından tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, sigorta şirketi sigorta yaparken binanın durumuna, bulunduğu bölgeye ve sair istatistiklere bakarak sigorta yaptığını, haziran ayında aynı bölgede pek çok yaralanma ve maddi kayıba yol açan yağışın mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini, meydana gelen hasarın müvekkiline rücu edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı … tarafından Birleşik Ürün Abonman Sigorta Poliçesi ve Sigortalı Birleşik Ürün Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı … Gıda Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.’nin kiracı olarak bulunduğu işyerinde 17.06.2013 tarihinde meydana gelen aşırı yağış nedeni ile binanın çatı oluklarının suyu tahliye edememesi sonucu suların sigortalı iş yerine dolduğu, bu nedenle yapılan poliçeler uyarınca hasar dosyaları açıldığı, meydana gelen hasar nedeni ile 364 adet temizlik emtiasının hasarlanması, iş yerindeki temsilci odası ile holün ve giriş katındaki mutfak, asma tavanlarının taş yünü kaplamaların, zemin ve parkelerin değişimi, duvarların onarımı, boyaların yenilenmesi, mutfaktaki tezgah üstü dolabın değişimi, diz üstü bilgisayar, ekran, anakart ve değişim bedeli olmak üzere sigortalıya toplam 8.829,32 TL’nin 17.09.2013 tarihinde ödendiği, sigortalının kiracı olarak bulunduğu binanın çatısı ve çatı oluklarının her türlü yağışa karşı etkilenmeyecek şekilde imal edilmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmediği, davalı tarafından söz konusu yağışın mücbir sebepten kaynaklandığı iddia edilmiş ise de dosyada alınan meteoroloji uzmanı bilirkişi raporuyla yağışın meydana getirdiği etkinin öngörülebilir olup mücbir sebep/doğal afet olarak kabul edilemeyeceğinin tespit edildiği, çatı oluklarında biriken suların logara yada ana kanallara boşaltımında yardımcı olan tahliye iniş borularının zemine bağlantılarının hatalı yapıldığı, şiddetli yağmur halinde yatay pvc tahliye boruları ters basınç nedeni ile geri tepme sonucu çatı oluklarının taşmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle bina sahibinin sorumlu olduğu, sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedeli davalı bina sahibine rücu edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.829,00 TL’nin 17.09.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 452,11 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.