Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6816 E. 2021/5350 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6816
KARAR NO : 2021/5350
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.04.2014 tarih ve 2013/603-2014/285 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden … ve dava dışı eşinin davalı şirketteki hisselerini davalı …’la birlikte dava dışı kişilere devrettiğini, hisse devri sözleşmesi ile, devirden önceki döneme ait olan, davalı şirketin, … Bankası ve … Leasing A.Ş.’ye olan kredi borçlarının da hisseleri devir alanlar tarafından ödeneceğinin karalaştırıldığını, ancak bu borcun ödenmediğini, bu nedenle, başlatılan icra takibinde gayrimenkulünü ipotek ettiren dava dışı …’çiye ait taşınmazın satılacağının öğrenildiğini, bunun üzerine söz konusu satışın durdurulması ve mağduruyetlerin giderilmesi için taraflar arasında 30.07.2009 tarihli protokol imzalandığını, bu protokole ile, müvekkilleri tarafından 30.000.-TL ödenmesi karşılığında, davalıların alacaklı … Leasing A.Ş. ile görüşeceğinin, aldığı parayı oraya ödeyerek satışın durdurulmasını sağlayacağının ve icra dosyasındaki bakiye borcunda davalılar tarafından en geç 10.09.2009 gününe kadar bildirileceğinin ve bildirilen bu bakiyenin müvekkilleri tarafından ödenmesi ile taşınmaz üzerindeki takyidatların kaldırılacağı konusunda anlaşmaya vardıklarını, davalıların protokol ile yüklendikleri edimleri yerine getirmeyerek, satışa konu edilen davacı şirket hissedarı …’e ait taşınmazın satışını engellemek yerine, 27.08.2009 günü, müvekkilinden aldıkları 30.000.-TL ile dava konusu taşınmazı davalılardan …’ın satın aldığını, bu nedenle müvekkili tarafından protokolle 10.09.2009 tarihinde ödenmesi kararlaştırılan bakiye borcun yatırılmadığını ileri sürerek; davalı tarafından satın alınan taşınmazın müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline, aksi takdirde de 30.000.-TL’nin ödeme tarihi olan 10.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında imzalanan protokolun 4. maddesinde kararlaştırılan ve davacılar tarafından en geç 10.09.2009 tarihine kadar ödenmesi gereken bakiye borcun ödenmediğini, bu nedenle protokolün 5. maddesi gereğince geçerli olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 30.07.2009 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşme gereğince tarafların, davacılar tarafından 30.000.-TL ödeneceği, davalıların 30.000.-TL’nin kendisine ödenmesinden sonra aldıkları parayı alacaklı … Leasing A.Ş.’ye ödeyerek satışın durdurulmasını sağlayacakları, kalan bakiyenin de 10.09.2009 gününe kadar davacı tarafından ödenmesi ile taşınmaz üzerindeki takyidatların kaldırılacağı konusunda anlaşmaya vardıkları, davacının sözleşme gereğince 30.000.-TL’yi 10.08.2009 tarihinde davalılara avukatları vasıtasıyla ödedikleri, buna rağmen davalıların protokol gereği üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek taşınmazın icra dosyasında satılmasına neden oldukları, taşınmazın davalılardan Durmuş Ali tarafından satın alındığı, davalıların sözleşme gereği yüklendikleri edimleri yerine getirmedikleri, davacıların, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle davalılara sözleşme uyarınca verdikleri parayı isteyebilecekleri gerekçesiyle, 30.000.-TL’nin 10.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacılar dava konusu taşınmazın kendi adlarına tescilini talep etmişler ise de; dava konusu taşınmazın önceki maliki olmadıkları gibi taşınmazın icra marifetiyle satılmış olması nedeniyle tapu iptali ve adlarına tescilini istemeyecekleri gerekçesiyle, tescile ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.536,98 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.