Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6844 E. 2021/2585 K. 18.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6844
KARAR NO : 2021/2585
KARAR TARİHİ : 18.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.12.2017 gün ve 2013/340 – 2017/372 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.07.2020 gün ve 2020/1086 – 2020/3457 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, temsilcisi olarak hareket ettiği küçükler ile annelerinin davalının müdürlük yaptığı limitet şirkete miras yoluyla ortak olduklarını, küçüklerin dedelerinin kayyım olarak atandığını, dava dışı bu kayyımın görevini ifa etmediğini, şirketin dolayısıyla davacıların zarara uğradığını, kayyımın azli ve kendisinin kayyım atanması istemli dava açtığını, anılan bu davada davalı aleyhine sorumluluk davası açılması için yetki verildiğini, bu amaçla dava dışı şirkete ait taşınmazlar üzerine tedbir kararı konulduğunu, tarafların ortak olduğu şirketin davacı küçüklerin murisinin hayatta olduğu dönemde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayarak yüklenici sıfatını aldığını, kayıtların düzenli tutulmadığını, daire satışlarının gerçek bedeli yansıtmadığını, davalının satışları rayicin altında gösterip aradaki farkı uhtesinde tuttuğunu, şirketi zarara uğrattığını, müdürlük görevini kötüye kullandığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, davalının müdürlükten azline, sorumluluğunun tespitiyle şimdilik 400.000,00 TL tazminatın Türkkan Yapı Haf. Ltd. Şti’ne verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili, davalının müdürlüğü süresince yaptığı usulsüzlüklere yönelik açtıkları asıl davanın derdest olduğunu, mevcut hak ve alacaklarına ilişkin ek dava açmanın gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 50,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davasının kabulü ile 400.000,00 TL tazminatın 1.000,00 TL’lik kısmının dava tarihi olan 25.08.2011 tarihinden, 399.000,00 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 08.12.2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Türkkan Yapı Harfiyat İnşaat Taahhüt ve Tıbbi Malzemelere Tic. Ltd. Şti’ne verilmesine, şirket müdürü …’ın Türkkan Yapı Harfiyat İnşaat Taahhüt ve Tıbbi Malzemelere Tic. Ltd. Şti. müdürlüğünden azline, davacı vekilinin Türkkan Yapı Harfiyat İnşaat Taahhüt ve Tıbbi Malzemelere Tic. Ltd. Şti’ne tedbiren kayyum atanmasına yönelik talebinin reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440’ıncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, limited şirket müdürünün azli ve müdürün sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacılar vekili, asıl dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında davacıların murisi Hakan Türkmenoğlu, davalı … ve diğer ortak …’in dava dışı Türkkan Yapı Haf. İnş. Taah. Ltd. Şti’nin ortağı ve münferit imza yetkisine sahip müdürleri olduğunu, şirketin 2007 yılında davacıların murisi de hayattayken dava dışı arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayarak yüklenici sıfatını kazandığını, sözleşme uyarınca iki blok halinde yapılacak inşaattaki 12 dairenin arsa sahiplerine, 34 dairenin ise yüklenici şirkete kalacağını, davacıların murisi hayattayken inşaata başlandığını, davalı ile birlikte şirket müdürü ve ortağı olan Hakan Türkmenoğlu ve …’in 03.06.2009 tarihinde vefat etmesinden sonra şirket müdürü olarak davalının tek başına yetkili kılındığını, şirkete ait sınırlı belge üzerinde özel amaçlı yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda şirket kayıtlarının usulüne ve denetime uygun olmayıp, yerinde yapılacak keşif ile inşaat maliyetinin tespiti gerektiğini, daire satış bedelleri arasındaki farkların olağan olmadığını ve muvazaanın araştırılması gerektiğini, öte yandan şirket kayıtlarının davalı tarafından usulsüz şekilde maliyetler yüksek gösterilerek doldurulduğunu, gerçek duruma aykırı olduğunu, inşaat imalatları ile dairelerin satıldıkları tarihler itibariyle rayiç bedelleri yerinde tespit edildiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, rayiç bedellerin farklı olması sebebiyle doğabilecek vergi ve usulsüzlük cezalarından da davalının sorumlu olacağını, satışları gerçek değerinin altında gösterip aradaki farkı uhdesinde tutmasının, kendi üzerine ve başkalarının üzerine usulsüz gayrımenkul geçirmesinin de davalının sorumluluğunu gerektireceğini ileri sürmüştür.
Buna rağmen Dairemizin 06.07.2020 tarih 2020/1086 E. 2020/3457 K. sayılı bozma ilamının 2 nolu bendinin ikinci paragrafında “….Dava dilekçesinde, davalının yaptığı daire satışlarının rayiç bedelin altında gösterilip aradaki farkı uhdesinde tutarak şirketi zarara uğrattığı iddia edildiğine göre, zarar hesabı yapılırken yalnızca davalının yaptığı daire satışlarının hesaplamaya esas alınması gerekmektedir….” şeklinde bir belirleme yazılmış ise de bu durumun davacılar vekilinin asıl dava dilekçesindeki talebi ile uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi içeriği nazara alındığında davalıya isnat olunan tüm inşaatla ilgili usulsüzlük iddialarının dava konusu yaptığı görülmektedir. Buna göre mahkemece, davacıların murisi Hakan Türkmenoğlu ve diğer ortak/müdür …’in 03.06.2009 tarihinde vefat etmesinden sonra tek başına şirket müdürü olarak yetkili kılınan davalı tarafından inşaat ile ilgili maliyet kayıtlarının ve satış şirket defterlerine nasıl yansıtıldığı, ancak tüm inşaat kapsamındaki dairelerin yapıldıkları yıllara göre maliyet bedeli ile satış tarihlerindeki rayiç bedellerinin ne meblağ olduğu ve bu nedenle davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığının Dairemiz ilamının 2 nolu bendinde gösterilen şekilde inceleme yapmak suretiyle tespiti gerekmektedir.
Bu itibarla Dairemizin 06.07.2020 tarih 2020/1086 E. 2020/3457 K. sayılı bozma ilamının 2 nolu bendinin ikinci paragrafında “….Dava dilekçesinde, davalının yaptığı daire satışlarının rayiç bedelin altında gösterilip aradaki farkı uhdesinde tutarak şirketi zarara uğrattığı iddia edildiğine göre, zarar hesabı yapılırken yalnızca davalının yaptığı daire satışlarının hesaplamaya esas alınması gerekmektedir….” şeklindeki bozma gerekçesi dava dilekçesi içeriğine uygun düşmediğinden davacılar vekilinin asıl davada bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.07.2020 tarih 2020/1086 E. 2020/3457 K. sayılı bozma ilamının 2 nolu bendinin ikinci paragrafında geçen “….Dava dilekçesinde, davalının yaptığı daire satışlarının rayiç bedelin altında gösterilip aradaki farkı uhdesinde tutarak şirketi zarara uğrattığı iddia edildiğine göre, zarar hesabı yapılırken yalnızca davalının yaptığı daire satışlarının hesaplamaya esas alınması gerekmektedir….” cümlesinin Dairemiz bozma ilamı metninden çıkarılarak asıl davadaki hükmün dava dilekçesi içeriği nazara alınmak suretiyle Dairemiz bozma ilamında açıklanan sair bozma gerekçelerine ilaveten yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin asıl davaya ilişkin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin asıl davada anılan yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.07.2020 tarih 2020/1086 E. 2020/3457 K. sayılı bozma ilamının 2 nolu bendinin ikinci paragrafında “….Dava dilekçesinde, davalının yaptığı daire satışlarının rayiç bedelin altında gösterilip aradaki farkı uhdesinde tutarak şirketi zarara uğrattığı iddia edildiğine göre, zarar hesabı yapılırken yalnızca davalının yaptığı daire satışlarının hesaplamaya esas alınması gerekmektedir….” şeklindeki cümlesinin Dairemiz bozma ilamı metninden çıkarılarak asıl davadaki hükmün dava dilekçesi içeriği nazara alınmak suretiyle Dairemiz bozma ilamında açıklanan sair bozma gerekçelerine ilaveten yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle de BOZULMASINA, ödedikleri karar düzeltme harcının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 18.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.