YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6856
KARAR NO : 2021/5351
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.05.2019 tarih ve 2018/462 – 2019/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada kamulaştırmasız el atma nedeniyle müvekkili aleyhine Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/426 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabul edildiğini ve müvekkili tarafından icra dosyasına toplam 29.071,50 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; işbu davaya dayanak olan Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/426 esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamulaştırmasız el atma davasının taraflar arasında İHDS sözleşmesinin imzalanmasından sonra 15.11.2006 tarihinde karara bağlandığı, davanın mülk sahibi tarafından Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş aleyhine açılmış ve mahkemece Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş hakkında karar verildiği, kamulaştırma nedeniyle ödenmesi gereken bedelin Uludağ Dağıtım Elektrik A.Ş tarafından ödenmesine ve kamulaştırmasız el atılan parsellerdeki 4 metrekarelik pilon yerlerinin idare adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedildiği, tapu kayıtlarından sözkonusu taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesis edilmediği gibi davacı ya da davalı adına herhangi bir kaydın da yer almadığı, mahkeme kararında idare tabiri geçse dahi hükmün ancak davanın tarafları arasında sonuç doğuracağı, davada yer almayan 3. kişiler leh ve aleyhine hüküm oluşturulamayacağı, bu durumda Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile pilon yerlerinin Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş adına tesciline karar verildiği benimsenmiş olduğu, Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi kararı kapsamında tapuda işlem yapılmasa dahi kararının kesinleşmesi ile birlikte kamulaştırmasız el atılan yerin mülkiyetinin davanın tarafı olan Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş’ye tescil öncesinde geçmiş olduğundan davacının kendi mülkiyetine geçen yerin ayrıca bedelini talep etmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ayrıca kamulaştırmasız el atılan yere ilişkin tescil hükmünün bu davada davacı olan şirket adına kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.