YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/69
KARAR NO : 2021/2875
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2017 gün ve 2016/1206 – 2017/848 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.10.2019 gün ve 2018/5223 – 2019/6530 sayılı kararı aleyhinde birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı PTT’nin 233 sayılı KHK kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu ve anılan yasaya göre kuruluş amacı dışında faaliyette bulunmasının yasak olduğunu, buna rağmen davalının kuruluş amaçları arasında altın alım ve satımı olmadığı halde birleşen davanın davalısı tarafından üretilen gram altınları PTT markası altında satışa sunduğunu, davalının kamu iktisadi teşebbüs olması nedeniyle müşteri nezdinde devlet güvencesi intibaını uyandırarak satışa sunduğu altınları serbest piyasa fiyatının üzerinde sattığını, bu durumun müvekkilinin üyeleri olan kuyumcular ile haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalı PTT’nin altın satma faaliyetinin durdurulmasını talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, davalı şirketin ürettiği altınların PTT tarafından satışa sunulduğunu, davalının internet sitesinde ürettiği gram altınların devlet güvencesi ile PTT tarafından satıldığını ilan ederek yanıltıcı beyanda bulunduğunu, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin haksız rekabetinin tesbit ve menini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekillleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davaya ilişkin verilen red kararının kesinleştiği gerekçesiyle bu dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden ise davalı …’nin ”Devlet Güvencesi” ibaresi ile satış yapmasının davacı yönünden TTK’nın 54 ve 55/1-a maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın birleşen davada davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Birleşen davada davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen birleşen davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.