Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6954 E. 2021/6852 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6954
KARAR NO : 2021/6852
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.01.2020 tarih ve 2016/439 E. – 2020/47 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 40.415 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı yanca müvekkili aleyhine 10 adet çeke dayalı olarak kambiyo takibi yapıldığını ve müvekkillinin haciz baskısı altında icra dosyasına 40.000.- TL ödediğini ancak takibe dayanak yapılan çeklerdeki ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, 40.000.- TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan istirdadına ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yaptırılan imza incelemesiyle davaya konu çeklerdeki ciranta imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı yanca, davacı tarafından dava dış … ve …’ye verilen vekaletnamelerde, adı geçenlere davacı adına çek keşide etme yetkisi verildiğinden bahisle bu şahısları isticvabı talep edilmiş ise de, davacı tarafça bu talebe muvafakat edilmemesi ve bu hususta yapılacak incelemenin bozma ilamı kapsamında sonuca etkili olmayacak olması sebebiyle anılan talebin reddine karar verildiği, ayrıca söz konusu çeklerin dava dışı …tarafından düzenlenen ve davacı adına atfen sahte imzalarla işbu davanın davalısına ciro edilmiş olduğu, icra takip dosyasında davacının ısrarla söz konusu çeklerdeki ismine atfen atılan imzaların …tarafından sahte olarak atılmış olduğuna dair itirazları ve haciz tutanağındaki beyanlarıyla ödeme belgesindeki ısrarlı taleplerine rağmen takibe devam edilip alacağın tahsili cihetine gidilmiş olması nedeniyle davalının söz konusu icra takibinde iyi niyetli olmadığı, kötü niyetle hareket ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının icra takibine konu edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, yapılan takip kapsamında ödenen 40.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve asıl alacağın % 40’ı oranında 16.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile, alacağın %40’ına tekabül eden kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflâs Kanunu’nun 72/7. maddesiyle, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalmış şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceği hususu düzenlenmiştir. Haciz baskısı altında ödenen paranın istirdadına ilişkin bu tür davalarda menfi tespit davalarında olduğu gibi alacaklının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilebileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece yasal dayanağı olmadığı halde davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, istirdat davası olup, davalı çeklerin bayilik ilişkisi sebebi ile alındığını, davacı ise asıl bayinin keşideci olduğunu kendisinin muvazaalı olarak bayi gösterildiğini, kendisine izafeten yapılan çeklerdeki ciro imzalarının sahte olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda, dava konusu çekler bayilik ilişkisi kapsamında verildiğine göre, kendi muvazaasına dayanarak ciro imzasının sahte olduğunu ileri sürmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmayıp, savunma hakkının kötüye kullanılması olarak düşünülmelidir. Bu nedenle kararın bu yönden de bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, bu hususu da bozma sebebi yapmayan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.