YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7072
KARAR NO : 2021/4845
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.07.2019 tarih ve 2018/513-2019/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalıya yönelik çeke dayalı ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının haksız ve yersiz olarak takibe itiraz ettiğini, çek keşidecisi olarak görülen Diclekent Özel Sağlık Hiz Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti’nin tüzel kişi olduğunu, davalının da bu çeki imzaladığını, tüzel kişiye karşı başlatılan takiple tahsilde tekerrür olmamak üzere bu şirket ortağı olan davalıya yönelik olarak da dava konusu takibin başlatıldığını, Çek Kanunu’nun 5. maddesine göre şirket ortağının çek karşılığını ilgili hesabında bulundurmasının gerektiğini, bu nedenle davalının çeke dayalı borçtan sorumlu olduğunu belirterek takibe yönelik itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmada verdiği beyanında, şirket ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirdiğinin dosyaya sunulan belgelerde sabit olduğunu, şirket ortağının başka bir nedenle sorumluluğuna gidilemeyeceğini, takip konusu çeke dayalı davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, takip tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nın 726. maddesi gereğince çekte zamanaşımı süresi ibraz süresinin bittiği tarihten itibaren 6 ay olduğu, takip tarihi itibari ile 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında davacı taraf taraflar arasındaki temel ilişkiye dayanarak alacağın varlığını ispat ile yükümlü olduğu, dayanak çekin temel ilişki bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davacının tanık dahil her türlü delil ile alacağın varlığını ispatlayabileceği, ancak davacının alacağın varlığını ispat için herhangi bir delile dayanmadığı, davacının alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle gerek başlatılan takip gerekse de açılan davada herhangi bir temel ilişki iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.