YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7347
KARAR NO : 2021/56
KARAR TARİHİ : 18.01.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 03.07.2020 tarih ve 2020/197 E. – 2020/374 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yetkilileri tarafından paranın istendiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği taahhüdü ile nakit para topladığını, müvekkilinin bu beyanlara güvenerek davalılara para yatırdığını, davalıların dolandırmak kastıyla birçok kişiyi kandırarak bir takım belgeler karşılığı şirket kayıtlarına geçirdiğini, hukuken ortaklığın kabul edilemeyeceğini, davalıların müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu belirterek geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 26.605,00 DM (13.310,00 Euro) karşılığı 28.749,60 TL’nin işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, 7194 sayılı Kanunu’n 41. maddesi ile 25/03/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna eklenen geçici 4. madde gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı şirket vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 7194 sayılı Yasa’nın 41.maddesiyle 3332 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 4.maddesi gereğince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermekle yetinilmesi gerekirken davalı tarafın ileri sürdüğü zamanaşımı def’inin ve hak düşürücü süre itirazının incelenmesinin sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekili ve davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalı şirketten ayrı ayrı alınmasına, 18.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.