Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7357 E. 2022/140 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7357
KARAR NO : 2022/140
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.02.2020 tarih ve 2019/446 E. – 2020/84 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının… Şubesindeki hesabına 09/07/1993 tarihinde 26.000 DM para yatırdığını, müvekkilinin bu parayı çekmediğini, paranın davalının uhdesinde olduğunu, müvekkilinin parayı çekmek istediğinde paranın ödenmediğini, 26.000 DM’nin güncel değerinin 25.000,00 TL olduğunu ileri sürerek 25.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bankalar nezdindeki her türlü mevduat, emanet ve alacaklardan en son talep, işlem veya mudinin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde talebe konu olmayanların zamanaşımına tabi olduğunu, söz konusu hesaba 05/07/1993 tarihinde 26,000 DM yatırıldığını, Bankacılık Kanunun 42. maddesine göre bankaların müşteri hesaplarına ilişkin kayıtları kanunen saklama zorunluluğunun on yıl olduğunu, 1993 tarihinde açılan 210284 nolu hesabın açılışı üzerinden 18 yıl geçtiğini, bu nedenle müşterinin hesabına 1993 yılında yatırılan bahse konu tutarlar ile ilgili bankalarında kayıt bulunamadığını, bahse konu hesabın 2001-2011 yılları arasındaki kayıtlarına ulaşıldığını, hesap hareketlerine göre 2001 yılında hesapta 65,95 DM bakiye kaldığını ve bunun Euro’ya çevrildiği, bunun sonucunda hesapta 33,72 Euro bulunduğu, 26.04.2005 tarihinde 9.14 Euro hesap bakiyesinin TMSF’ye devrolunduğunu, devir için hazırlanan belgeye göre hesapta en son 25.02.1994 tarihinde işlem yapıldığını, hesaptaki paranın bu tarih ile hesabın açıldığı tarih arasında çekilmiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu paranın davalı Banka nezdinde bulunan hesaba yatırıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı Banka’nın mevduatın devrinden önce usulüne uygun tebligat yapmaması nedeniyle zamanaşımı itirazınının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.000 DM’nin dava tarihindeki Merkez Bankası kuru oranına göre hesaplanan 29.070,40 Türk Lirası karşılığından taleple bağlı kalınarak 25.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.280,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.