YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/750
KARAR NO : 2021/3129
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ : 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.02.2018 gün ve 2018/6 – 2018/55 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.11.2019 gün ve 2019/320 – 2019/7361 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/71732 sayılı “MAXİCEP” ibareli marka için tescil başvurusu yaptığını, müvekkilinin tanınmış “CEP” ibareli ve bu ibareyi taşıyan seri markalarına dayanarak yaptığı itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, ancak başvuruya konu işaretin tescili halinde tüketiciler nezdinde iltibasın doğacağını, “MAXİ” ibaresinin markaya ayırdedicilik katmadığını, müvekkili markalarının ayırdediciliğinin zedeleneceğini, seri marka izleniminin verileceğini, davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, TPMK YİDK kararının iptalini, tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, “CEP” ibaresinin cep telefonu olarak bilinen taşınılabilir telefon ürününü adlandırdığını, dava konusu markanın kapsadığı ürünler için ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, “MAXİ” ve “CEP” ibarelerinin bütün olarak algılanacağını, ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …vekili, karşılaştırılan işaretlerin aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, “CEP” ibaresinin telekomünikasyon hizmetleri için jenerikleşmesiyle ve ancak eklerle ayırt edilebileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının markaları ile davalının başvuru konusu olan işaret arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.