Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7510 E. 2022/193 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7510
KARAR NO : 2022/193
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.09.2020 tarih ve 2020/39 E. – 2020/200 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldığını, taşınmaz üzerindeki binayı işyeri olarak kullanmak istediğinden binayı gezdiğini, tesisatların üzerinde olduğu ve yapı ruhsatının bulunduğu tespit edildikten sonra imar durumunda da bir olumsuzluk olmadığı görülerek satışın davalı banka tarafından gerçekleştirildiğini, binaya yerleşmek üzere teşebbüs ettiği sırada iskân ruhsatının olmadığının görüldüğünü, yapı ruhsatının yenilenmediğini ve zemin etüdü yapılmadığı için elektrik ve su aboneliğinin bulunmadığını bildirdiklerini, binada gizli ayıp olduğunu, bu gizli ayıpların giderilmesi için gerekli işlem ve yapılandırmayı bizzat davacının yapmak zorunda kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 10.000.- TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile yapılan satış sözleşmesinde davacının binadaki eksiklikleri ve yükümlülükleri bilerek satın aldığının belirtildiğini, davacının dava konusu taşınmazı inceleyip her türlü mevcut durumuyla satın aldığını, taşınmazda ayıp olmadığını, ruhsat ve sayaç problemlerinin küçük bir inceleme ve araştırma ile kolayca ortaya çıkabilecek hususlar olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının gönderdiği ihtarnamede elektrik ve su sayaçlarının bulunduğunun açıkça ikrar edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, gerek satış şartnamesinde verilen bilgiler gerekse basın ve internette yayınlanan her türlü ilanlar ve bankanın gayrimenkul ile ilgili verdiği tüm bilgi ve açıklamalar taahhüt niteliğinde olmayıp genel tanıtıcı bilgi niteliğinde olduğu, davalının internet sitesinde yayınlanan bilgilerin taahhüdü içermediğine yönelik hüküm bulunduğu, keza davacının dava konusu taşınmazı gezip görmesi de dikkate alınarak ve yine aynı şartnamenin 1.4. maddesine göre gayrimenkulün mevcut durumunu gayrimenkul ile ilgili resmi kayıtlar dahil her türlü incelemeyi yapmış ve kabul edilmiş sayılacağı, isteklinin bu nedenlerle gayrimenkulün alımından vazgeçemeyeceği gibi bankadan bu nedenler ile ilgili herhangi bir itiraz ve talepte bulunmayacağını peşinen kabul edeceği hükmü de değerlendirildiğinde davacının bu hususu kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.