YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7559
KARAR NO : 2022/592
KARAR TARİHİ : 25.01.2022
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen16.06.2020 tarih ve 2014/1218 E. – 2020/295 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalılardan …’ya 13.11.1998 tarihli tüketici kredi ve 11.11.1998 tarihli kredili mevduat sözleşmeleriyle kredi kullandırıldığını, diğer davalıların da bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen borçların ödenmediğini ileri sürerek 87.148,04 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacı bankadan davaya konu krediyi kullanmadığını, borcun kendisine ait olmadığını, sözleşmedeki imzayı kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, T.C Ziraat Bankası A,Ş. … Şubesi’nce düzenlenmiş 13/11/1998 tarihli kredi sözleşmesi, 205887-2 hesap numaralı kredi mevduat hesap sözleşmesi, kasa tediye fişinde … adına atfen atılmış imzaların, mukayese imza örneklerine kıyasla … eli ürünü olmadığı, kefaletin fer’iliği niteliği itibarıyla kefilin sorumluluğu için öncelikle asıl borçlunun, muaccel olmuş ve sorumlu olduğu bir borcun bulunması gerektiği, imzanın davalı …’nın eli mahsulü olmadığı bilirkişi raporu ile de sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 80,70 TL temyiz ilam harcı ile 397,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.