YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/785
KARAR NO : 2020/4599
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.03.2016 gün ve 2015/747 – 2016/246 sayılı kararı onayan – bozan Daire’nin 05.11.2019 gün ve 2019/2791 – 2019/6856 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve paralarını istedikleri zaman geri alabilecekleri taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkillerinin belge karşılığında davalılara 50.050 DM ve 30.000 DM olmak üzere toplam 80.050 DM verdiğini, bir süre sonra müvekkillerinin yatırdıkları paralarını istediklerini ancak bu güne kadar kendilerine ödeme yapılmadığını, davalıların müvekkillerinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 85.801,30 TL’nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’i ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
(1) Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce asıl dava yönünden bozulmuş, birleşen dava yönünden onanmıştır.
Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 41. maddesinde 25.3.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ”31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun’un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, asıl ve birleşen davada mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu’nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerektiğinden asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.11.2019 tarih 2019/2791 Esas, 2019/6856 Karar sayılı ilamının kaldırılarak asıl ve birleşen dava yönünden mahkemece verilen kararın değişik gerekçeyle re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.