YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7879
KARAR NO : 2022/3226
KARAR TARİHİ : 21.04.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.09.2019 tarih ve 2019/297 E. – 2019/809 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.09.2020 tarih ve 2020/256 E. – 2020/791 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nun kardeşi olan müvekkilinin davalı aile şirketi olan …Makine… Ltd. Şti ile diğer davalı şirketler olan Fırat Demir…Ltd. Şti ve Çelik – San…Ltd.Şti’nin paydaşı olduğunu, bu şirketlerin tam yetkili müdürü olan …’nun birçok banka ile kredi ilişkisine girdiğini, aile bireylerinin de kefil olduğunu, bankaların kredi hesaplarını katederek icra takiplerine giriştiğini itirazlar üzerine 300’den fazla dava açıldığını, davalı …’nun davalı Başak Metal Ltd. Şti. üzerinden müvekkilinin hisselerini ele geçirmeye çalıştığını, banka borçlarını yapılandırma görüşmeleri başlattığını, tüm bunların müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığını, alacaklının kefillerin zararlarına neden olacak, sorumluluklarını artıracak iş ve işlemler yapamayacağını, on yıllık süre geçtiği için müvekkilinin kefaletinin son bulduğunu, Türkiye Halk Bankasının alacağını Başak Metal Ltd. Şti’ne temlik ettiğini, müvekkilinin bu temlik sözleşmesinin de tarafı olmadığını, müvekkilinin … aile bireyleri ile arasındaki husumet nedeniyle muvazaalı olarak bu işlemlere giriştiğini ileri sürerek müvekkilinin ödeme sorumluluğunun olmadığının tespiti ile Türkiye Halk Bankasınca temlik edilen borcu olmadığının hükmen tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirketlerin yönetimini usulüne uygun olarak yaptığını, bankaların haksız olarak hesapları kat etmeleri nedeni ile büyük bir hukuki mücadeleye başladığını, davacının kredi sözleşmelerinin kefili olduğunu, temlik sözleşmesinin alacaklı banka ile Başak Metal Ltd. Şti. arasında akdedildiğini, kefilin rızasına ihtiyaç bulunmadığını, temlik davacının da yararına olduğu için bu davada hukuki yararının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,davacının genel kredi sözleşmesinde kefil olduğu, kredi sözleşmelerinden dolayı banka tarafından temlik edilen toplam 421.384,00 TL alacak yönünden kefil olarak sorumluluğunun devam ettiği, davacının anılan alacak yönünden borçlu olmadığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.