YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7924
KARAR NO : 2021/5368
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.09.2017 tarih ve 2015/326 E. – 2017/410 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalılar …, …, … vekili ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.05.2019 tarih ve 2019/425 E. – 2019/649 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar …, …, … vekili ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın, kredi borçlusu Arista Yatırım ve Yönetim Holding A.Ş. lehine ve yine dava dışı Fullgaz Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile davalı …, …, …, … ve …’ın müteselsil kefaleti ile kredi hesapları açıldığını ve kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiğini, davalı borçlulara icra takibi yapıldığını, müteselsil kefil davalı borçluların takibe itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, İİK ‘nun 67/2. Maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, icra takibine konu alacağın istenebilir hale gelmeden icra takibine konu edildiğini, sözleşmelerin geçerli olmadığını, davalıların bu sözleşmelerden dolayı borçlarının bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin Türk Borçlar Yasası’na uygun olarak düzenlenmediğini, genel kredi sözleşmesinin genel işlem şartı niteliğinde olup, takibe dayanak yapılan sözleşmelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Yasası Hükümleri’ne göre geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı banka ile dava dışı Arista Yatırım ve Yönetim Holding arasında 26/06/2014 tarihli 1.900.000,00 USD tutarında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin davalılar tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, taraflar arasında 10/10/2012 tarihli 120.000.000,00 TL bedelli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin davalılar tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, taraflar arasında 24/12/2013 tarihli 50.000.000,00 TL tutarında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin davalılar tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, davalıların eşleri tarafından kefalete ilişkin ek protokol imzalayarak muafakatları nedeniyle eş rızasının gerçekleştiği, 24/12/2013 tarihinde 62.303.032,00 USD dövizli kredi kullandığı, sözleşmenin 7/3.maddesi uyarınca temerrüt halinde borçlarının tamamının muaccel hale geleceğinin USD olarak %14 TL olarak %22 faiz uygulanacağının belirtildiği, davacı banka tarafından 31/03/2015 tarihinde kat edildiği, ihtarnamede kredi borcunun bir gün içinde ödenmesinin talep edildiği kefil … yönünden 08/04/2015 diğer kefiller yönünden 04/04/2015 gününden temerrüt olgusunun gerçekleştiği, dava dışı asıl borçlu Arista A.Ş.’nin vadesi gelmiş taksitlerini ödememesi nedeniyle 24/12/2013 tarihli 62.303,032 USD bedelli hesabın kat edildiği, imzalanan tüm sözleşmelerde kefalet limitleri ve kefalet tarihlerinin yazılı olduğu, döviz kredisinde yıllık akdi faiz %5,75 temerrüt faizi %14 TL kısmında ise akdi faizin %11,60 temerrüt faizinin %12 olarak kararlaştırıldığı, kefalet sözleşmelerinin geçerli olması nedeniyle davalıların surumluluğu bulunduğu, davacı bankanın borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibine geçtikleri, davalı borçlular …, … ve … yönünden alacağın USD kısmı için 64.215.150,99 USD asıl alacak olup faiz ve BSMV ile birlikte 66.206.556,37 USD yönünden ve alacağın nakit kısmı için asıl alacak 2.051.694,10 TL olup faiz, BSMV ve noter masrafı ile toplam sorumlu olduğu borcun 2.106.589,14 TL olduğu, davalı borçlu … yönünden; alacağın USD kısmı için 64.215.150,99 USD asıl alacak olup faiz ve BSMV ile birlikte 66.206.556,37 USD yönünden ve alacağın nakit TL kısmı için; 4.578.367,52 TL asıl alacak olup faiz, BSMV ve noter masrafı ile toplam sorumlu olduğu 4.686.580,55 TL toplam alacaktan tahsilat ve hisse senetleri toplamının düşülerek 3.406.304,22 TL borçtan sorumlu olduğu, davalı borçlu … yönünden; alacağın USD kısmı için 64.215.150,99 USD asıl alacak olup faiz ve BSMV ile birlikte 66.222.008,24 USD yönünden ve alacağın nakit TL kısmı için; 4.578.367,52 TL asıl alacak olup faiz, BSMV ve noter masrafı ile toplam sorumlu olduğu 4.687.922,51 TL toplam alacaktan tahsilat ve hisse senetleri toplamı düşülerek 3.407.464,18 TL borçtan sorumlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, itirazın iptaline karar verilen kısım yönünden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvuru ve karar harcı yatırılmadığından HMK’nun 352/1-ç maddesi uyarınca reddine karar verilmesi, davacı vekilinin ise istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı … bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verimesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar …, …, … ve … vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince 15.07.2020 tarihli ek karar ile davalılar …, …, …, … vekili Av. …’nin temyiz harçlarının yatırılmamasından dolayı temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 15.07.2020 tarihli ek kararın onanmasına,
2- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 29,50 TL harcın temyiz eden davalılar …, … ve …’a iadesine,
aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.