YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8177
KARAR NO : 2022/3103
KARAR TARİHİ : 18.04.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İskilip Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2020 tarih ve 2018/386 E. – 2020/104 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.11.2020 tarih ve 2020/1165 E. – 2020/1536 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, İskilip İcra Müdürlüğü’nün 2018/83 sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan takibe konu 01/01/2014 vadeli senedin kendisi tarafından imzalanarak dava dışı …’a verildiğini, aralarında yıllardır alışveriş olduğunu ve senet bedeli ile ilgili olarak ibralaştıkları halde …’ın senedi kardeşi …’a ciroladığını, davacının ne …’a ne de …’a borcunun olmadığını, onların aralarında da kardeşlik dışında hiçbir ticari bağ olmadığını, dava konusu senedin kötüniyetle takibe konulduğunu ileri sürerek icra takibinin iptali ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava devam ederken icra dosyasındaki alacak davalı …’e temlik edildiğinden dava …’e yöneltilmiştir.
Davalı temlik alan vekili, davacının ödeme def’ini takip alacaklısına ve alacağı temlik alan davalıya karşı ileri süremeyeceğini, senet borçlularından dava dışı …’ın senedin teminat senedi olduğuna dair 2016 yılında dava açtığını, ödeme belgesi olarak sunulan belgenin 2015 tarihli olduğunu yani takip öncesi bir tarihte olduğunu, dava konusu senede ilişkin hukuki süreç dikkate alındığında, ödeme belgesi olduğu belirtilen belgenin sonradan düzenlenmiş gerçek olmayan bir belge olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamına göre, davacının, şahsi def’i olan ödeme def’ini …’a ve takipten sonra alacağı devralan …’e karşı ileri süremeyeceği, şahsi def’ilerin sadece asıl alacaklı lehtara karşı ileri sürülebileceği, davacının sunduğu ödeme belgesinin 21.03.2015 tarihli yani takipten önce olduğu, ancak senet borçlularından dava dışı … tarafından takibe dayanak senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla dava açıldığı ve reddedildiği, davacının elinde ibra belgesi olduğu halde ödeme emrinin tebliği üzerine takibin iptali için dava açmadığı, işbu davayı icra dosyasında satış istendikten 20 gün sonra açtığı, belgedeki imzanın bono alacaklısına ait olup olmadığının bilinmediği, ona ait olsa bile mezkur belgenin sonradan tanzim edildiğinin bugüne kadarki hukuki girişimlerden anlaşıldığı, ibra belgesinin geçerli olduğu kabul edilse dahi şahsi def’i olması nedeniyle davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, davanın niteliği gereği tanık dinlenemeyeceği ve yemin teklif edilemeyeceği gerekçesiyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekil tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının kıymetli evrakı icra takibine koyan ve temlik alan yetkili hamil olduğu, borcun sebebinin kambiyo senedi olduğu, davacının ancak senet hamiline ödeme yaparak borçtan kurtulabileceği, temlik eden davalı …’ın senedin hamili olup, kendisinin kötü niyetli olduğuna dair bir iddianın olmadığı TBK’nın 186 ve TTK’nın 659, 825. maddeleri göz önüne alındığında, senet lehtarına yapılan ödemelerin senedin iyi niyetli hamiline karşı ileri sürülemeyeceği, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.