Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/8286 E. 2022/1375 K. 01.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8286
KARAR NO : 2022/1375
KARAR TARİHİ : 01.03.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.02.2020 tarih ve 2019/386 E. – 2020/61 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalı vekilinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ev arkadaşı olan dava dışı …’ın, davacının nüfus cüzdanı ve hesap cüzdanını kendisinden habersiz olarak alarak, davacının davalı bankada bulunan hesabındaki 8.000 TL’yi çektiğini, banka görevlilerinin özenli davranmadıkları için davacının zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı banka çalışanlarına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; birer itimat kurumu olan bankaların aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunmaları karşısında davacının zararından davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne 2.000 TL’nin 09.08.2010 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacı vekiline 21.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesinin, HUMK 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 08.12.2020 tarihinde mahkemeye sunulduğu anlaşılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.