Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/8409 E. 2022/185 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8409
KARAR NO : 2022/185
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.12.2019 tarih ve 2019/674 E. – 2019/1213 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki alışveriş sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu, davalının borcuna karşılık verdiği çeklerin borçluya gösterilen anlayış nedeniyle takipsiz kalmasının akabinde davalının çeklere dayanan takipleri icra mahkemesi kararları ile geri bıraktırdığını, temel ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün 2012/616 sayılı dosyası ile yaptıkları takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu alacak hakkında daha önce icra takipleri yapıldığını ve zamanaşımı nedeniyle takiplerin İcra Mahkemesi kararları ile iptal edildiğini, aynı alacak için davacının ikinci kez talepte bulunduğunu ve dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacının talebinin dayanağının zamanaşımına uğramış çekler olduğu, bu çeklerde davacının lehtar, davalının keşideci konumunda olduğu ve aralarında temel ilişki bulunduğu, bu nedenle davacının alacağını tanık dahil her türlü delille ispatlayabileceği, ancak tanık beyanlarının kesin bilgiye ve görgüye dayanmadığı, bilirkişinin dayandığı proforma faturaların, niteliği itibariyle malların teslimine ilişkin irsaliye niteliğinde olmaması nedeniyle mal teslimini ispatlamadığı, davacının dayandığı irsaliyelerde ise, davacının malları teslim ettiği şoförlerin imzası olup, nakliye firması tarafından malların davalıya teslim edildiğine dair davalının imzası veya buna ilişkin herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, daha sonra yemin deliline dayansa da karşı tarafın buna muvafakatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.