Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/90 E. 2020/3985 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/90
KARAR NO : 2020/3985
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/02/2017 tarih ve 2015/37 E- 2017/29 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 11/10/2019 tarih ve 2017/2354 E- 2019/2093 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/18240 sayılı “Plaj+Şekil” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı bakanlığın müvekkilinin söz konusu markasına tecavüz oluşturur şekilde “Plajkart” ismiyle bir kart çıkarttığını ve bu kartı 2009 ila 2014 yılları arasında kullandığını, davalının söz konusu kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesine ve 25.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı yanca başvurulması üzerine “Plajkart” hizmetinin durdurulduğunu ve piyasadaki kartların toplatıldığını, tazminata hükmedilebilmesi için kusurun şart olduğunu ancak somut olayda müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markası ile davalının “plajkart” ibaresine yönelik tescilsiz kullanımlarının benzer nitelikte olduğu ancak iltibas tespiti yapılırken mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiği, davacı markasının manyetik kayıt taşıyıcı kartlar bakımından tescilli olduğu ancak davalının kullanımlarının karta ilişkin bir markasal kullanım olmadığı zira davalının “Plajkart” şeklindeki uygulamasında kartları değil, kartlarla verilen plaja giriş hizmetlerini pazarladığı, bu nedenle davalı kullanımının 41. sınıfta yer alan plaj hizmetlerine ilişkin olduğu ve davacı markasının tescilli olduğu sınıflara ilişkin olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi uyarınca, marka sahibinin, dürüstçe ve ticari veya sanayi konuları ile ilgili olarak kullanılması koşuluyla 3. kişilerin ad ve adresini mal veya hizmetlerle ilgili cins kalite miktar kullanım amacı değer coğrafi kaynak üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmalarını engelleyemeyeceği, davalı tarafın plaj giriş hizmetlerinde kullanmak amacıyla oluşturduğu kartlarda “plajkart” ibaresini kullandığı, davalının bu kullanımının sunduğu hizmeti tanımlar nitelikte olduğu, kaldı ki bu hizmeti niteleme konusunda bu ibarelerin kullanılmasının da zaruri olduğu, bu nedenle davalı kullanımın anılan KHK hükmü anlamında dürüst kullanım niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.