Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/1274 E. 2021/4387 K. 25.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1274
KARAR NO : 2021/4387
KARAR TARİHİ : 25.05.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2018 tarih ve 2018/465-2018/787 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının İhlas Finans A.Ş.’den alacaklı olduğunu, bu alacağın ödenmesinin davalı tarafından üstlenildiğini ancak ödemede gecikme olması üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, takibe yetki ve borç yönünden itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin ve davanın yetkisiz yerde açıldığını, henüz alacağın muaccel olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında 03.05.2011 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesinde sözleşmeden doğabilecek ihtilafların çözümünde İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunun düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan yetki sözleşmesinin 6100 sayılı HMK’nın yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce imzalandığından geçerli olduğu, yetkili icra dairesi olan İstanbul İcra Dairelerinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmede İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri yetkili olarak gösterilmişse de, bu yetki sözleşmesi genel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkisini ortadan kaldırmaz. Genel yetki kuralları gereğince yetkili icra dairelerinde takip yapılabilir, yetkili mahkemelerde dava açılabilir. İcra takip ve dava konusu bir miktar para alacağının tahsili istemine ilişkindir. TBK’nın 89/1. (Eski BK m. 73/1) hükmüne göre, “Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde” ifa edilir. Bu durumda anılan kanun hükmü uyarınca davacı alacaklının kendi yerleşim yerinde icra takibi ikame edebileceği gözetilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.