YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1352
KARAR NO : 2022/6877
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.02.2019 tarih ve 2016/220 E- 2019/73 K. sayılı kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.10.2019 tarih ve 2019/901 E- 2019/886 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların kardeş ve aynı zamanda … İnşaat Oto. Ağaç Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları olduklarını, davacının yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle şirket işlerinin yürütülmesi amacıyla davalılardan … adına Almanya Werner Hölting, 13/2001 Yevmiye Numaralı Vekaletnameyi düzenlediğini, şirket ortaklarının bilgisi dışında şirket adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin şirket ortağı …’e, 1/2 hissesinin ise şirket ortağı …’e devrine ilişkin karar alınarak tapuda devir yapıldığını, karar defterinde davacı adına …’ün imza attığını, davalıların tapuda taşınmaz devrini satış olarak gösterdikleri halde, yapmış oldukları işlemin gerçekte mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili olarak şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek … İli, … İlçesi, 2. Bölge … Köyü, … Mevkiinde bulunan 42 Pafta, 3993 Parseldeki taşınmazın muvazaalı olarak davalılar adına tescil edilmesi sebebiyle tapu iptali ve işbu taşınmazın hissesi oranında davacı müvekkil adına tesciline karar verilmesini, tescilin mümkün olmaması halinde davacının dava konusu taşınmazda müvekkiline isabet eden hisse bedelinin belirlenerek (şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL nin ) davacı müvekkiline ödenmesi gerektiği günden itibaren en yüksek faiz ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, şirketin üç ortaklı olarak kurulduğunu, tapu kaydına göre davaya konu taşınmazın 20/06/1996 tarihinde satın alındığını, davacının 31/07/1996 tarihinde şirkete ortak olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak satın alındığını, diğer davalı ile ortak olarak bina yaptıklarını, diğer şirket ortağı Sabri’nin satış olayına şahit olduğunu, davacının şirket ortaklığında ve taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı olmadığını, kendisini ücret ödemeden şirkete ortak olarak aldıklarını, şirket tasfiyesi üzerinden yaklaşık 6,5 yıl geçtiğini, davacının davasının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya konu edilen taşınmaz üzerinde davacının herhangi bir pay ve hissesinin olmadığını, bütün hisse ve paylarını diğer davalı kardeşine devrettiğini, davacının yurt dışında ikamet ettiğini, bu nedenle şirket ile ilgili işlerini diğer davalının davacı adına gerçekleştirdiğini, taşınmazda hak sahibi olduklarından dolayı adlarına tescilin yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı …, davalılar … ve … ile dava dışı …’ün 02/01/1996 tescil tarihli … İnşaat Oto. Ağaç Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nde eşit oranda hissedar olduğu, davacının bu şirketteki hukuki iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi, kurul toplantılarına katılım ve oy kullanma başta olmak üzere ortaklık haklarının kullanılması amacıyla davalı …’ü vekil tayin ettiği, bu doğrultuda şirket ortakları tarafından alınan 12/06/2012 tarih ve 15 sayılı ortaklar kurulu kararı uyarınca dava konusu taşınmazın 1/2 hissesi davalı …’e, 1/2 hissesi …’e satış suretiyle devredildiği, her ne kadar şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamış ise de; tanık sıfatıyla dinlenilen şirket ortağı … yapılan devirlerin bedelsiz olduğunu açıkça beyan ettiği, davacı davalı …’ü şirket iş ve işlemlerinin yapılması amacıyla vekil tayin etmiş ise de, vekil özen borcundan doğan sorumluluğu nedeniyle vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, yapılacak işlemlerle ilgili vekil edeni bilgilendirmesi ve onayının alınması gerektiği, davacı tarafından aralarındaki akrabalık ilişkisinin doğurduğu güven ile kardeşi davalı …’e verilen vekaletnamenin kötüye kullanılmak suretiyle, şirket adına kayıtlı taşınmazın davalılara satış göstermek suretiyle devredildiği, devir karşılığında şirkete ödenen bir bedel olmadığı gibi, zararlandırma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından satış bedelinden davacının ortaklık hissesine düşen bedelin davacıya ödendiğine dair bir belge de sunulmadığı, davacı tarafından, vekil kıldığı kardeşine “kurul toplantılarına katılım ve oy kullanma hakkı” verilmiş ise de, bu yetkinin verilmiş olması vekilin, müvekkili zararlandırmasının gerekçesi olamayacağı, davalıların el birliği ve işbirliği içinde hareket ettikleri, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, dava konusu … İli , … İlçesi, … Mahallesi, 5537 ada, 13 parsel sayılı “arsa” vasıflı taşınmazda davalı … adına kayıtlı olan hissenin 1/4 hissesinin iptali ile davacı adına tapuda kayıt ve tesciline, bakiye hissenin davalı … üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın davalılar adına devredildiğinden davacının haberinin olmadığı gibi, devrin herhangi bir bedel karşılığında yapılmadığı, davacının iradesine aykırı olarak vekaleten dava konusu taşınmazın davalılara devri sonucu davacının zararlandırıldığı, davalı …’ün bu suretle vekalet görevini kötüye kullandığından mahkemece davalı … adına kayıtlı taşınmazın mevcut tapu kaydının 1/4 oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davadışı … İnşaat Oto. Ağaç. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olan taşınmazın devri sonucu davalılar adına oluşan tapu kaydının iptali ile şirketteki hisse oranında davacı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde hisseye düşen bedelin tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı …’ün de ortak olduğu … İnşaat Oto. Ağaç. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli olan dava konusu taşınmazın davalılara satıldığı ve satış sonrasında da şirketin tasfiye edildiği anlaşılmaktadır. Şirkete ait taşınmazın usulsuz olarak satıldığı iddiasına dayalı bir davada şirket ortaklarının zararı dolaylı zarardır. Bu durum karşısında şirket ortağı veya ortakları ancak taşınmazın şirket adına tescilini veya taşınmaz bedelinin şirkete verilmesini isteyebilirler. Oysaki davacı …’ün dava dilekçesinde ortağı olduğu şirkete ait taşınmazdan hissesine düşen oranda adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde hissesine düşecek bedelin tahsilini istemiş olmakla, bu davanın dinlenme olanağı yoktur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve hatalı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re’sen bozulmasını gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı … vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davalı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.