Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/1390 E. 2021/2031 K. 04.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1390
KARAR NO : 2021/2031
KARAR TARİHİ : 04.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.03.2019 tarih ve 2016/377 E. – 2019/121 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılara ait Türk Bayraklı İzmir Limanı’na kayıtlı “Okaliptus” isimli teknenin Yunanistan/Kos Adasından Bodrum’a doğru yola çıktığını, daha sonra teknenin makine arızası sonucunda sürüklenerek yardım sinyali verdiğini, davacı şirkete ait “Lawyer” isimli teknenin davalılara ait tekneyi kendi borgasına bağlayarak Bodrum Limanı’na kadar getirdiğini ve emniyetli bir şekilde demirlettiğini, teknede bulunan kişilerin de kurtarıldığını, her iki tekne kaptanları tarafından kurtarma yardım protokolü düzenlendiğini, söz konusu protokolde kurtarma ve yardım hizmetine ilişkin ücret talep hakkının saklı tutulduğunu, kaptan tarafından düzenlenen deniz raporunda da kurtarma ve yardım faaliyetinin anlatıldığını ileri sürerek 600.000 TL kurtarma ve yardım ücretinin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Şirket vekili, Lawyer isimli teknenin yaptığı ameliyenin TTK’nın 1298. maddesine uygun olup olmadığının ve ayrıca talep edilen kurtarma ücretinin de kadri marufunda olup olmadığının tespiti gerektiği ve tespit olunacak ücretten donatanların hisseleri oranında sorumlu olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, ileri sürülen taleplerin haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, diğer davalı şirket ile aralarında başkaca davalar bulunduğunu, alacak iddiasının muvazaalı olduğunu, kurtarma ücretinin talep edilebilmesi için tehlike, tehdit, yetersizlik ve hizmet unsurunun bulunması, kaptan onayının olması ve faydalı veya başarılı bir sonucun elde edilmesi gerektiğini, dava konusu edilen yardım faaliyeti ile ilgili söz konusu unsurların hiçbirinin oluşmadığını, çekme işlemi değil de kurtarma işlemi nedeniyle bedel talep edilmesinin anlaşılamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, celbedilen hava raporlarından olay günü tehlike yaratacak bir deniz ve hava durumunun söz konusu olmadığı, Okaliptüs teknesinin Kos Limanı’ndan ayrılıp 2 mil uzaklaştıktan sonra makina arızasının meydana geldiği ileri sürüldüğünden gemi kaptanının 10 mil uzaklıktaki Bodrum Limanı’na götürülmesini tercih etmesinin denizcilik açısından tercih edilir bir durum olmadığı, Lawyer teknesine 14:05’te halat verilmiş olduğu iddiasının Kıyı Emniyeti Müdürlüğü’nden celbedilen telsiz kayıtları ile çelişkili bir durum yarattığı, Riva Tersanesi yazısında Okaliptüs teknesinin Bodrum’a götürülmesinden sonra arızanın giderilmesi için teknenin kendi imkanları ile tersaneye götürüldüğünün anlaşıldığı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde Okaliptüs teknesinin Lawyer teknesinin yedeğinde Bodrum’a götürülmesinin ve buna bağlı kurtarma iddiasının muvazaalı olduğu dosya kapsamına göre ispatlanamamış olduğu, Okaliptüs teknesinin olay günü TTK’nın 1288. maddesi kapsamında gerçek bir tehlike altında olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle Okaliptüs teknesinin Lawyer teknesinin yardımıyla Bodrum’a götürülmesinin çekme hizmeti olarak kabul edilmesi gerektiği ve çekme ücreti isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 954,87 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, koşulları oluşmadığından davacı yanın kanuni rehin hakkı tesis edilmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK 1300. madde kapsamında, kaptan, donatan adına kurtarma sözleşmesi yapmaya yetkili olmakla birlikte, TTK 1301. maddesinde “Kurtarma sözleşmesinin yanlış yönlendirme veya tehlikenin etkisi altında yapılmış ve kabul edilen şartlar hak ve nesafet ilkelerine aykırı bulunmuş yahut kurtarma ücreti, yapılan hizmetlere aşırı derecede oransız bulunmuşsa, istem üzerine sözleşme mahkeme tarafından mevcut şartlara uyarlanabilir yahut iptal edilebilir.” düzenlemesi bulunmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.