Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/1518 E. 2022/4258 K. 31.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1518
KARAR NO : 2022/4258
KARAR TARİHİ : 31.05.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2020 tarih ve 2018/269 E. – 2020/220 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirketin bütün piliç alım satımı hususunda 06.08.2012 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği 30.000,00 USD teminatın davalı şirkete verildiğini, müvekkilinin 200 ton piliç ithalatı yaptığını, ancak müvekkilinin iradesi dışında uygulanan ambargolar nedeniyle ithalat işleminin durdurulmak zorunda kalındığını, davalının bu durumu bilmesine rağmen teminatı nakde çevirdiğini, bu teminat bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını savunarak davanın reddi ile % 20 oranında kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesinde sınır kapılarının kapanmasının mücbir sebepler arasında sayıldığı, dosyada bulunan İran İslam Cumhuriyeti/Sanayi, Madenler ve Ticaret Bakanlığı/İç Ticareti Genişletme Yardımcılığı’nın yazısında üretimin artma yönünde olduğu, dolayısıyla bahsedilen (zaman) diliminde tavuk fiyatı dikkate alındığında, söz konusu malın ithaline gerek kalmadığı, piyasayı düzenleme birimi kararları uyarınca, adı geçen malın ithalinin ortadan kalktığı bildirildiğinden, bu hususun sözleşmenin 5. maddesi çerçevesinde mücbir sebep sayılması gerektiği, dolayısıyla davalıya davacı tarafından verilen teminatın iadesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davalının zarar miktarının araştırıldığı, davalının bastırdığı 5.870,71-TL değerindeki poşetin üzerinde özel baskı ve isim olduğundan diğer satışlarda kullanılması mümkün olmadığından davalının zararı olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu miktarın takip tarihindeki USD efektif satış kuru üzerinden çevrilerek teminat miktarından düşülmesinin uygun olduğu, mahkemece benimsenen 09.08.2019 tarihli bilirkişi raporuyla 5.870,71-TL değerindeki poşet bedeli dışında davalının sözleşme nedeniyle başkaca zararının bulunmadığı tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne, davalının, Bandırma 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1497 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 27.367,40 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden tahsil edilmek üzere takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.996,61 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.