YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1573
KARAR NO : 2022/6277
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.04.2018 tarih ve 2014/1523 E- 2018/420 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.11.2020 tarih ve 2018/1959 E- 2020/1200 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı şirketin arasında genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden şirkete nakdi kredi ve tüzel kredili mevduat hesabı kredilerinin kullandırıldığı, diğer davalı kişilerin de bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ancak kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ve 18.04.2015 tarihli 11513 ve 11515 sayılı ihtarnameler ve ekinde hesap özetlerinin gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bu nedenle İstanbul 33 İcra Müdürlüğü’nün 2014/12073 esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak davalıların haksız olarak bu takibe itiraz ettiklerini, sözleşmenin 45. maddesine göre yetkili mahkemenin belirtildiğini, 22 ve 43. maddelere göre de uygulanan temerrüt faizinin yerinde olduğunu belirterek davalıların takibe yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, 25.04.2014 tarihli yazı ile bankadan kredi sözleşme örneklerinin istendiğini, ancak isteklerinin banka tarafından yerine getirilmediğini, bunun üzerine davacıya yönelik 29.04.2014 tarih ve 13220 yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, sözleşmelerin ancak icra takibi ile görülebildiğini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1505 esas sayılı dosyasında Ozbi Gıda Teks. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi Osman Yemen’in davacı ile imzaladığı dava konusu olmayan kredi sözleşmesinde davalıların yazı ve imzalarını taklit ederek davalıları kefil ve asıl borçlu olarak gösterdiğini, bu davanın birleştirilmesinin gerektiğini, kredilerin davalılar tarafından çekilerek kullanılmadığını belirterek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının dosyaların birleştirme talebi reddedilerek, 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre sözleşmelerde yasa gereğince kefilin el yazısı, kefalet limiti, eş muvafatinin aranmayacağı, kefillerin dava edilen kredi sözleşmesindeki imza konusunda bir itirazlarının olmadığı, davacı banka ile asıl borçlu davalı Tatsam Tatlıcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 04/05/2011 tarihli 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin bağıtlandığı, diğer davalılar …, …, … in sözleşmeyi müteselsil kefalet ile imzaladıkları, kefalet limitinin 2.000.000,00 TL olduğu, davalıların sözleşme limiti kapsamında kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı oldukları, davalıların borçlu olmadığını yada borcu ödediğini ispat edecek belge ve delil sunmadığı, bu nedenle davacının incelenen ve lehine delil olan ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda ve kredi sözleşmesinin temerrüd faizi ile ilgili maddesinde temerrüt faiz oranının yıllık % 60 olarak belirlenmesi nedeniyle yapılan hesaplama neticesinde borçlu Tat San Tatlıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 615.976,91 TL asıl alacak 13.163,34 TL temerrüd faizi ve 658,17 TL faizin %5 i BSMV olmak üzere toplam 629.798,84 TL üzerinden, diğer borçlu kefiller yönünden; 615.976,91 TL asıl alacak 10.125,65 TL temerrüd faizi ve 506,28 TL faizin %5 i BSMV olmak üzere toplam 626.608,84 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermek gerektiği, alacağın likit olması, davalıların itirazında haksız bulunması nedeniyle, İİK.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle İstanbul 33. İcra Dairesinin 2014/12073 Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere, borçlu Tat San. Tatlıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 615.976,91 TL asıl alacak, 13.163,34 TL temerrüt faizi, 658,17 TL faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 629.798,84 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, 615.976,91 TL’ye takip tarihinden itibaren %60 oranında temertüt faizi yürütülmesine, 629.798,84 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, diğer borçlu kefiller yönünden 615.976,91 TL asıl alacak, 10.125,65 TL temerrüt faizi, 506,28 TL faizin %5 BSMV’si olmak üzere toplam 626.608,84 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, 615.976,91 TL’ye takip tarihinden itibaren %60 oranında temertüt faizi yürütülmesine, 626.608,84 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, taraf vekillerinin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK ‘nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 32.266,16 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 26/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.