Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/1684 E. 2022/6028 K. 19.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1684
KARAR NO : 2022/6028
KARAR TARİHİ : 19.09.2022

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14.03.2019 tarih ve 2018/273 E- 2019/93 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2019/787 E- 2020/1165 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2017/14359 numaralı “makroyal” ibareli marka başvurusuna davacının “MAKRO/MACRO” ibareli seri markalarıyla benzerlik, kötüniyet ve tanınmışlığa dayalı itirazlarının Türkpatent YİDK’nın kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, markalar arasında ayniyet veya benzerliğin bulunduğunu, kapsadıkları mal ve/veya hizmetlerin ayniyet veya benzerlik taşıdığını ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK’nın 2018-M-4353 sayılı kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket temsilcisi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “makroyal” markası ile davacının “makro” esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde, ilişkilendirme ihtimali de dahil, iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin bulunmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının kapsamlarındaki 2. sınıf mallar aynı olmakla birlikte, davalının başvuru markası ile davacının itiraza dayanak markalarının arasında, marka olarak kullanılmak istenen ibareler yönünden, 556 sayılı KHK.’nın 8/1-b maddesi anlamında bir benzerliğin bulunmadığı, bu durum karşısında mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle ibareler arasında iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmadığına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.