Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/176 E. 2022/4044 K. 25.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/176
KARAR NO : 2022/4044
KARAR TARİHİ : 25.05.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.01.2018 tarih ve 2016/293 E- 2018/4 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.10.2020 tarih ve 2019/540 E- 2020/915 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2016 M 5526 sayılı YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığını ileri sürerek dava konusu edilen YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 20.09.2017 tarihli duruşmada gelecek celsenin sözlü duruşma günü olarak belirlendiği, tarihin belirlenmesinde tarafların talebinin de dikkate alındığı, ancak davalı şirkete sözlü duruşma gün ve saatinin bildirilmesi yönünde kurulan ara kararının dosyada gider avansı bulunmaması nedeniyle yerine getirilemediği, 12.10.2017 tarihli duruşmanın işbu sebeple sözlü duruşma olarak yapılamadığı ve davacı vekilinin de duruşma gününü bildiği hâlde gelip davasını takip etmediği gibi mazeret de bildirmediği, dosyanın aynı tarihli duruşmada işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca yenilenmemiş olduğu gerekçesiyle HMK’nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 12.10.2017 tarihli duruşma gününü davacı tarafın bilmesine rağmen bir mazeret beyan etmeyerek duruşmaya katılmadığı, bu nedenle mahkemece dosyanın aynı tarihli duruşmada işlemden kaldırılmasına ve bu tarihten itibaren üç aylık yasal süre içerisinde de taraflarca yenilenmemiş olması nedeniyle HMK’nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.