YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1832
KARAR NO : 2022/7401
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2018 tarih ve 2018/141 E.- 2018/412 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 12/11/2020 tarih ve 2019/520 E- 2020/1069 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …… ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Avusturya merkezli bir yakıt tedarikçisi olduğunu, Türk nakliye araçlarına sağladığı M-Oil kartlarıyla Avrupa’nın her hangi bir ülkesindeki akaryakıt istasyonundan nakit kullanmaksızın akaryakıt alımı ile yine oto yollardan bu kart ile nakit ödemeden geçiş imkanı sunan bir hizmet verdiğini, davalının bu hizmetlerden faydalanmak için müvekkili ile sözleşme akdettiğini, bu çerçevede davalı tarafın müteaddit defalar yakıt aldığını, otoyol geçişi yaptığını ancak her hangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili için Steyr Mahkemesi nezdinde dava açtığını, 45.491,32 Euro alacağın ve 3.875,92.- Euro yargılama masrafının davalıdan tahsiline karar verildiğini beyanla, Avusturya Steyr Eyalet ve Bölge Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenilen kararın henüz müvekkiline tebliğ edilmediğini, Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti arasında imzalanan Mahkeme Kararlarının Tenfizi Hakkında 23 Mayıs 1989 tarihli sözleşme şartlarına göre davacı şirketin Türkiye’de adresi ve temsilciliği var olduğundan davanın Türk mahkemelerinde görülmesi gerektiği ve Avusturya Mahkemelerinin yargılama yetkisinin olmadığını, tenfizi istenen kararın tenfizinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasında imzalanan M-OİL benzin istasyonları ve akaryakıt satışları için genel çalışma koşullarına ilişkin anlaşmanın 13. maddesi ile yetkili mahkeme olarak Avustralya mahkemelerinin yetkili kılındığı bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti arasında Mahkeme kararının tanınması ve tenfizi hakkında sözleşmenin 3. maddesinin atfı ile 6. maddesinde yer alan yetki şartının sağlandığı yetkili mahkeme kararını 25/08/2014 tarihinde kesinleştiği ve kararın tanınmasınada yasalara aykırık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesine göre yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması koşullarının varlığı gerekmekte olup, Avusturya Devleti ile Türkiye arasında mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin anlaşma ve karşılıklılık esasının mevcut olmasına, ilam konusunun münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine girmemesine, yabancı mahkeme hükmünün kamu düzenine aykırılık taşımamasına, davacı şirket adına yabancı mahkemede dava açanın iflas müdürü olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esatan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili, temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.912,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.