YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1881
KARAR NO : 2021/4572
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13/09/2019 tarih ve 2018/59-2019/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette davalı …’in 02.08.2002 ile 22.06.2009 tarihleri arasında müdürlük görevini yaptığını, bu sırada şirket aleyhine bir çok haksız eylemlerde bulunduğunu, şirketi zarar uğrattığını, davalının müdürlük yaptığı 7 yıllık süre içerisinde kasten şirket defterlerinin eksik ve hatalı tutulmasından dolayı şirketin vergi cezası ödemesine sebebiyet verdiğini, bunun dışında davalının … isimli ve davacı şirkete rakip aynı işle iştigal eden bir başka şirketin ortağı ve müdürü eşi … ile anlaşıp müvekkil şirketinin kullanımında bulunan maden ocağının giriş yolunu, otuz dönümlük tarlayı, eşi üzerine tapu ettiğini, bununla ilgili davanın devam ettiğini, aynı zaman da davalı, şirket müdürlüğü devam ederken 12.06.2008 tarihinde eşi … ve oğlu …’in … isimli bir şirket kurduğunu bilmesine rağmen, davacı şirketin nam ve şöhretinden faydalanmalarına müsaade ettiğini, müvekkil şirketin unvanını kullanmasına göz yumduğunu, şirketin müşteri bilgilerini onlara vererek kendi ortağı ve aynı zaman da müdürü olduğu şirketin adeta içini boşaltarak zarar uğramasına neden olduğunu ileri sürerek şirket zararının 10.000,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacı şirkete ve hissesi oranında şirket ortağı ve müdürü …’e verilmesini talep etmiş, 19.02.2014 tarihinde 10.000.- TL’nin 1.000.- TL’sinin davacı …’in verilmesini, bakiye 9.000 TL’nin ise ıslah edilen 673.832,57 TL miktarın birleştirilmesi sonucu toplam 682.832,57 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı …’in aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca zarardan itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini, zamanaşımının dolduğunu savunarak şartları oluşmayan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; 03/12/2018 havale tarihli raporuna göre, yapılandırmada davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin şirket lehine 240.192,60 TL tutarında bir kamu alacağından vazgeçildiği tespit edildiğinin anlaşıldığı, vergi inceleme raporlarına istinaden davalının müdürlük yaptığı döneme ilişkin 283.765,65 TL vergi ziyaı cezası, 383.811,92 TL gecikme cezası toplam 667.577,57 TL alacak ile haksız rekabete dayalı olarak tespit edilen 15.255,00 TL’nin toplamından yapılandırma ile vazgeçilen 240.192,60 TL’nin mahsubu ile 442.639,97 TL alacaktan davalının sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı …’nın açtığı 1.000.00.- TL’lik davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 442.639,97 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, ziyade taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30.192,34 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.