YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1882
KARAR NO : 2022/6861
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.09.2019 tarih ve 2018/375 E. – 2019/807 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2020/222 E. – 2020/1460 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki balık ağı satımına ilişkin sözleşme gereğince davacının davalıya toplamda 608.000 TL tutarlı 7 adet çek verdiğini, davalının vadesi gelen çekleri tahsil etmesine rağmen taahhüt edilen bir kısım ürünleri teslim etmemesi üzerine keşide edilen İstanbul 20. Noterliği’nin 06.03.2018 tarih ve 03985 yevmiye nolu ihtarı ile, sözleşmede taahhüt edilen ağların teslimi, teslim edilmemesi halinde bakiye alacak olan 300.549,33 TL’nin ödenmesinin istenildiğini, ancak davalının herhangi bir cevap vermediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, henüz vadesi gelmeyen Ziraat Bankası’na ait 20.11.2018 keşide tarihli 123.500,00 TL bedelli ve 20.12.2018 keşide tarihli 123.500,00 TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazladan ödenen 53.594,33 TL ile henüz vadesi gelmeyen çeklerin ödenmesi halinde fazladan ödenecek 300.594,33 TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu iki çekin davalı şirket ortağı Şefik Mustafa Kaftancıoğlu emrine ikinci el balık ağlarının satışı karşılığı verildiğini, davalı şirket sözleşmenin tarafı olmadığından davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen 10.08.2017 tarihli
sözleşme kapsamında 603.000,00 TL bedelli yedi adet çekin verildiğini, ancak sözleşme konusu malın 300.594,33 TL tutarındaki kısmının teslim edilmediğinin doğru olmadığını, tarafların sözleşmeyle belirlenen ağların teslimi konusunda anlaştıklarını, bu ağların bir kısmının davalı şirket tarafından sıfır ağ olarak, kalanların ise şirket ortağı tarafından ikinci el olarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, eski ağlar için olan iki adet çekin şirket ortağı adına düzenlendiğini, sözleşmede belirlenen 9.5 boy 110 kulaç açıklığı olan palamut ve çinekop ağlarının (ikinci el) ve 1.5 boy orkinos (ikinci el) ağlarının 06.10.2017 tarihinde davacının kaptanı ve temsilcisine teslim edildiğini, kalan 135 paket düğümsüz yeni ağın da çeşitli tarihlerde fatura ile davacıya teslim edildiğini, maddi sıkıntıya düşen davacının iki adet çekin tarihinde değişiklik istediğini, bu talebin kabul edilmemesi üzerine ihtarname keşide ederek dava açtığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı şirket arasında balık ağı satımına ilişkin 10.08.2017 tarihli sözleşme düzenlendiği, davacının 608.000,00 TL satış bedeli karşılığında 500.000,00 TL miktarında 5 adet kendi çeki ile 108.000,00 TL tutarında müşteri çeki verdiği, davalının incelenen ticari defterlerinde davacı şirketin 53.594,33 TL alacaklı olduğu, sözleşmeye konu malların bir kısmının irsaliye ile teslim edildiği, bir kısmının da davacı şirkete ait geminin kaptanına teslim edildiğinin gerekçesiyle davacının menfi tespit davasının reddine, davacının alacak davasının kabulü ile 53.594,33 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye ilişkin olduğu, sözleşmenin her iki tarafça imzalanıp kabul edilmesi, şirket ortağına verildiği belirtilen iki adet çekin sözleşmenin ifası kapsamında verilmiş olması karşısında, davacının husumet itirazı yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı tarafından 300.594,33 TL harca esas değer yazılarak alacak ve menfi tespit talep edildiği, bu miktarın 247.000,00 TL’si iki adet çek yönünden menfi tespit, bakiye kısmı ise fazladan ödenen miktarın tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, bu durumda yargılama giderlerinin haklılık oranlarına göre paylaştırılması, reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmamasının usule aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacının alacak talebinin kabulüyle, 53.594,33 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının menfi tespit davasının reddine, tarafların haklılık oranlarına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.