YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1885
KARAR NO : 2022/6668
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.06.2018 tarih ve 2014/1644 E- 2018/533 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.12.2020 tarih ve 2020/98 E- 2020/377 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının …Petrol’de %99,98 hissesi olduğunu, bu şirket lehine intifa tesisinin ardından taraflar arasında 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurumu düzenlemeleri nedeniyle müvekkilinin de dahil olduğu bir protokol düzenlendiğini, ardından davacı ve davalı arasında …bayilik sözleşmesi imzalandığını, buna dayanılarak davalının taraflar arasındaki sözleşme gereğinin yerine getirmesinin defaetle istendiğini, davalıya PO LPG bayi olarak faaliyete geçmesini ve ürün alımına başlaması için ihtarda bulunduğunu, davalının ihtarı dikkate almadığını, üzerine düşen edimini yerine getirmediğini, son durumda ihtarnameyle sözleşmenin feshedildiğini, fesih ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğini, 150.000.-USD tutarındaki cezai şartın ve hesaplanacak kar mahrumiyet bedelinin ödenmesi ihtarının bildirildiğini, ihtara rağmen davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 150.000 USD cezai şart ve 60.000.-TL kar mahrumiyetinin dava tarihi itibariyle faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vekiledeninin davacı yanın iddialarını dayandırdığı 18.09.2010 tarihli …bayilik sözleşmesinden öncesine dayanan bayilik sözleşmesi ile dava dışı … LPG Dağıtım A.Ş. ‘nin oto-gaz bayiliğini yaptığını, davacı yan vekiledeninin başka bir şirketin oto-gaz bayiliğini yaptığını başından beri bilmekte ve bu ticari ilişkiye vakıf basiretli bir tacir olarak vekiledeni ile 2004 yılından bu yana en son 01.01.2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi çerçevesinde ticari ilişkisini aralıksız olarak bugüne kadar devam ettirdiğini, oto-gaz bayilik ilişkisinin fiilen hayata geçmediği, davacı yanın oto- gaz satışı için ne teknik ne hukuki ne de ticari olarak hiçbir girişim veya talebi olmadığını, davacının 11.11.2013 tarihli ihtarnamesine kadar geçen 3 yıl 3 aylık sürede taraflar arasında …bayilik ilişkisinin fiilen başlamamış olmasına rağmen ne sözleşmeyi fesih ettiğini, ne de uyarı çektiğini, sözleşmeyi fesih etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, esasen vekiledeninin davacının taraflar arasında düzenlendiğini iddia ettiği 18.09.2010 tarihli …bayilik sözleşmesinden çok daha önce … LPG Dağ. Tic. ve San. A.Ş. ile …bayilik sözleşmesi bağıtlandığını, davacının iddia ettiği 18.09.2010 tarihli oto-gaz bayilik sözleşmesinin hiçbir şekilde fiilen yürürlüğe girmediğini, vekiledeninden cezai şart talep edilmesinin hakkın açıkça kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, vekiledeninden kar mahrumiyeti talep etme hakkının da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasında bağıtlandığı, ancak fiilen hiç hayata geçmeyen …Bayilik Sözleşmesi’nin haklı olarak feshedildiği olgusuna dayalı olarak cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edilmesinin haklı, yasal ve yerinde olmadığı, talebin MK 2 maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına da aykırı olduğu, mevcut hareket tarzının davalıyı yeni bir akaryakıt ve intifa sözleşmesi bağıtlamaya zorlamak amaçlı görüldüğü, davacının sözleşmenin bağıtlandığı tarihten feshine kadar 4 yılı aşkın süre eylemsiz kalmasının ceza koşulu ve kar mahrumiyeti isteme hakkından açıkça vazgeçtiği şeklinde yorumlanamayacağı, aksi halde hakkın bu şekilde kötüye kullanmasının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, protokolde davalının diğer dağıtım şirketi ile olan mevcut LPG bayilik sözleşmesinin sona erdirileceği yolunda bir taahhütte bulunmadığı, davacının davalı ile …bayilik sözleşmesini, davalının diğer dağıtım şirketi ile sözleşmesi olduğunu ve bu sözleşme yürürlükte iken kendi yaptığı sözleşmesinin uygulanamayacağını bilerek imzaladığı ve sözleşme kapsamında kendisi tarafından ifa edilen bir edim de bulunmadığı, …bayilik sözleşmesinin davalının kusuru ile sona erdiğinin kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taraflar arasında düzenlenen protokol ve …bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyeti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, …bayilik sözleşmesinin haklı olarak feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
14.09.2010 tarihinde düzenlenen protokolün LPG Tesis, İkmal ve Satımı başlıklı 10/1. maddesi “Bayilik ilişkisi süresi içinde herhangi bir zamanda satış yerinde LPG ünitesi tesisi ve satış söz konusu olduğunda, LPG ikmal işlemleri bayilik sözleşme süreleri kapsamında …veya PO tarafından yapılacaktır. BAYİ bu hususa ilişkin olarak, …veya PO ile yine …veya PO’nun tespit ve tayin edeceği şartlarla LPG …Bayilik Sözleşmesi akdetmeyi beyan, kabul ve taahhüt etmiştir. Kar paylaşımı, …konusunda yürürlükte olan kanun, kararname, tüzük, yönetmelik, tebliğ ve mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleşir.”. fesih başlıklı 13. maddesinin (a) bendinde “Bayinin işbu protokol veya taraflar arasında akdedilecek bayilik sözleşmesinin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği veya borç ve taahhütlerine yerine getirmediği ahvalde, …veya PO işbu protokol ve/veya buna uygun olarak akdedilecek sözleşmelerden dilediklerini feshetmek yetkisine haizdir.” feshin sonuçları başlıklı 14/a maddesinde “İşbu protokolün ve/veya taraflar arasında akdedilecek Bayilik Sözleşmesinin …veya PO tarafından protokolün “FESİH” başlıklı maddesinin (a) bendi hükmüne göre feshi ya da BAYİ tarafından haksız surette feshi halinde, BAYİ; ödeme tarihindeki T.C. … Bankası Döviz Satış Kuru
üzerinden 150,000 USD (Yüzellibin Amerikan Doları) tutarında cezai şartı …veya PO’ya ödemekle birlikte ayrıca …veya PO’nun doğmuş ve doğacak bilcümle zararlarını ve sözleşmenin vaktinden önce sona ermesi nedeniyle …veya PO’nun kar mahrumiyetini derhal tazmin etmeyi kabul ve taahhüt eder. Bu halde …veya PO’nun intifalı taşınmazın (Satış Yeri’nin) üzerindeki tüm tesisler, eklentiler, makine ve techizatla birlikte kendisine teslimini isteme hakkı olduğu gibi, bu hakkı kullanmayarak intifanın da terkinini talep hakkı vardır.”. hükmünü içermekte olup, bahse konu protokolün son cümlesinde ise işbu protokolün, taraflar arasında atfedilecek bayilik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir.
Protokol uyarınca taraflar arasında düzenlenen 18.09.2010 tarihli …bayilik sözleşmesinin 4/k maddesinde “PO, satış yeri ile ilgili olarak yıllık satış hedeflerini yazılı olarak BAYİ’ye bildirecektir. BAYİ, kendisine bildirilen satış hedeflerini tahakkuk ile mükellef olup, kendisine bildirilen satış hedeflerini gerçekleştirememesi halinde, PO’nun süresinden evvel, işbu sözleşmeyi fesih yetkisini haiz olduğunu kabul etmiştir. BAYİ, işbu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren 60 (altmış) gün içerisinde LPG-Otogaz’ı satın almaya başlamak zorundadır.”. Kar mahrumiyeti başlıklı 22.maddesinde “BAYİ’nin işbu sözleşme mevzuu edimlerini basiretli bir tacirden beklenen gayret ve özenle yerine getirmemesi neticesi, LPG-Otogazın bayi eliyle satışının gerekli düzeyin altında kalması halinde, BAYİ, bu sebeple PO’nun uğrayacağı kar mahrumiyetini tazmin etmekle yükümlüdür. Keza işbu sözleşmenin BAYİ’nin sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle PO tarafından ya da haksız surette BAYİ tarafından feshedilmesi halinde BAYİ, PO’nun bu yüzden doğabilecek tüm menfi ve müspet zararlarını ve bu arada sözleşme fesdehilmemiş olsaydı, ifa edileceği süre sonuna kadarki döneme ait olmakla üzere, PO’nun ileriye dönük kar mahrumiyetini derhal ödemekle yükümlüdür.”. Fesih başlıklı 34. maddenin (a) bendinde “İşbu sözleşmede açıkça belirtilen haller ve bayinin sözleşme mevzuu vecibeleri ile borç ve taahhütlerini kısmen ya da tamamen yerine getirmemesi halinde PO’nun sözleşmeyi tek tarafları olarak ve önel vermeksizin derhal feshetme hakkına haiz olduğu”. Feshin sonuçları başlıklı 35. maddenin (c) bendinde ise “İşbu sözleşmenin BAYİ’nin sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle PO tarafından ya da haksız surette BAYİ tarafından feshedilmesi halinde; BAYİ, PO’nun menfi ve müspet bilcümle zararlarını ve bu arada sözleşme feshedilmemiş olsaydı ifa edileceği süre sonuna kadar ki döneme ait olmak üzere PO’nun ileriye dönük kar mahrumiyetine derhal ödemekle yükümlüdür.” hükümlerine yer verilmiştir. Protokol ve …sözleşmesinin imzalandığı ve yürürlüğe girdiği tarihte davalının, dava dışı … Şirketi ile …bayilik sözleşmesinin devam ettiği, tarafların bu durumu bildikleri ve bu sözleşmenin bitim tarihinde …bayilik sözleşmesinin yürürlüğe girmesi konusunda zımnen anlaştıkları, davalının … Şirketi ile olan 5 yıllık sözleşmesinin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre 22.11.2013 tarihinde sona erdiği, davacının sözleşme bitim tarihinden önce davalıya gönderdiği 11.11.2013 tarihli ihtarnamede 3 gün içinde sözleşme şartlarına uyulmasını ihtar ettiği ancak davalının ihtara rağmen … Şirketi ile olan …Bayilik Sözleşmesini uzattığı, bunun üzerine davacının 17.11.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 34/a maddesi uyarınca sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Davalı, davacı ile yapılan …Bayilik Sözleşmesinin, … Şirketi ile yapılan sözleşmenin bitim tarihi olan 22.11.2013 tarihinde yürürlüğe gireceğini bildiği halde, ihtarnameye rağmen sözleşmesini uzatmak suretiyle davacı ile yapılan protokol ve …Bayilik Sözleşmesinin yürürlüğe girmesini engellemek suretiyle yukarıda belirtilen sözleşme hükümlerini açıkça ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olup, davacı sözleşmeyi feshetmekte haklıdır.
Anılan protokol ve sözleşme hükümleri uyarınca davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerinin yerinde olduğu; ancak davalı cezai şartın miktarının pek fahiş olduğunu ileri sürmesi nedeniyle davalının ekonomik durumu ve ticari faaliyetinin kapsamı dikkate alındığında talep edilen cezai şart miktarının pek fahiş olup olmadığı, davalının ekonomik açıdan mahvına sebep olup olmayacağı hususu ve davacının sözleşmenin feshinden sonra aynı şartlarda başka bir bayi ile ne kadar süre içerisinde sözleşme yapabileceğinin tespiti ile bu süre kadar ancak ve en fazla sözleşmenin fesih tarihi olan 17.11.2014 ila taraflar arasındaki sözleşmenin bitim tarihi arasındaki süre kadar yoksun kaldığı kar mahrumiyetini talep edilebileceği gözönüne alınarak bu hususlarda uzman bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ve eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın yazılı gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.