Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/20 E. 2021/4837 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20
KARAR NO : 2021/4837
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2017 tarih ve 2015/824 E. – 2017/364 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 14.10.2019 tarih ve 2017/2470 E. – 2019/1595 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının market işlettiğini, davalının Nestle distribütörü olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının satış elemanlarının davacının pos cihazı ile çekim yapması ve bu çekim miktarınca davalının mal göndermesi şeklinde olduğunu, 2011 yılında davalının satış elemanlarının davacı şirketten 121.000,00 TL’lik pos cihazı ile tahsilat yaptığını, ancak davalının bu ödemelere karşılık sadece 7.908,00 TL mal gönderdiğini, davacının mal gönderilmesi talebine rağmen davalının mal göndermediğini, davacının bu sorunu davalının satış elemanı …’nun davacının kredi kartından davalı şirkete yapılan ödemelerin başka müşterilerinde olan açıklarını kapatmaya çalışmasından kaynaklandığını öğrendiğini davalı tarafından bugüne kadar ödeme yapılmadığını ileri sürerek 113.000,00 TL’nin kart çekim tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama , toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,taraflar arasında yıllar itibari ile devam eden ticari ilişki olduğu, defterlere işlenmemiş ise de davacı …’ın farklı kredi kartlarından davalı şirkete 120.8884,71 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından 10.545,59 TL tutarında fatura düzenlendiği (2.545,02 TL’lik kısmın 2010 yılının devir bakiyesinden kaynaklandığı) fatura bedelinin düşümü ile 110.339,12 TL’lik ödeme yapıldığı halde davalı tarafından mal
gönderilmediği, davalı şirket çalışanının davacı şirketten kredi kartı ile yaptığı tahsilatın dava dışı firmaların borcundan düştüğü, çalışanının çalışma usulüne göre para tahsil ettiği buna göre ticari mümessil olduğu, davalının çalışanının yaptığı işlemlerden sorumlu olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi davalının da kabulü olduğu üzere ispatladığı, davalı ise dava konusu olan avans ödemesi karşılığında mal tesliminin gerçekleştiğini savunmuş, davacı tarafından yapılan ödemelerin dava dışı firmaların borcundan mahsup edildiğinin anlaşıldığı, davalı malın teslim edildiğini savunmakta ve bu savunmasını tanık delili ile ispat etmek istediği, davalının malın teslimi hususunda ispat yükü altında olduğu, ancak dava değerinin tanıkla ispat sınırının üstünde kaldığı davalı tarafça da dosya kapsamında davacı tarafından yapılan ödemelerin bayilik sözleşmesi kapsamında dava dışı firmaların borcuna mahsup edilmesi sebebini usulüne uygun delillerle ispatlamaya yarar başkaca delil bildirilmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.652,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.