Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/22 E. 2022/1718 K. 10.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22
KARAR NO : 2022/1718
KARAR TARİHİ : 10.03.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.10.2020 tarih ve 2019/277 E. – 2020/573 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının faaliyetleri kapsamında stadyumların ve spor alanlarının yapay çim sahaların tasarımını, üretimini, inşasını ve bakımlarını sağlayarak teknik destek verdiğini, 10/12/2013 tarihinde Galatasaray Spor Kulübü ile Juventus Kulübü futbol takımları arasında TT Arena stadyumunda gerçekleşen müsabakanın yoğun kar yağışı sebebiyle tatil edildiğini, 14/12/2013 tarihinde Anadolu Ajansının internet sitesinde vs.internet sitelerinde konu ile ilişkilendirilmiş bir röportajın haber olarak yayınlandığını, röportajı veren kişinin davalı … olup diğer davalı şirketi temsilen verdiği belirtilen röportajdan alıntılanarak oluşturulan haberlerin TTK haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, beyanların tek başına haberin bütünlüğü itibari ile müvekkilinin yaptığı işi, kullandığı malzemeyi, hizmetin veriliş biçimini kötüler nitelikte olduğunu, yine karşı tarafın müvekkilinin faaliyet ve hizmetini kötülerken devamında kendi firmalarının verdiği bir hizmeti olumlu bir biçimde göstererek kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek, yayınlanan röportaj kaydının haksız rekabet teşkil ettiğinin hüküm altına alınarak haberlerin tamamen yayından kaldırılması suretiyle haksız rekabete son verilmesini, 1,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini, yapılan tespit giderlerinin davalılardan tahsilini, karar özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı …’nin beyanlarının haksız rekabete ilişkin hükümleri ihlal eder nitelikte olmadığını, müvekkilinin konuşmasının ana ekseninde teknik ve bilimsel bir tartışma olduğunu, bu tartışmanın şirketlerin faaliyetlerinin karşılaştırılması düzeyine hiçbir zaman çekilmediğini, davacının uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin iddiasını somutlaştırması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu olayda rekabet ve ticari ortamla ilgili bir kötülemenin söz konusu olduğu, tarafların rekabet ilişkisi içinde oldukları, davalıların davacı şirket ve ürünleri aleyhinde gereksiz yere incitici beyanlarda bulunmak suretiyle haksız rekabette bulundukları, bu hususun da TTK’nın 54. ve 55/Ia 1 maddeleri anlamında haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 14/12/2013 tarihinde internet sitelerinde ve NTV Spor Radyo kanalında yayınlanan röportaj kaydının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davacının yayından kaldırma talebinin listede adı geçen kuruluşların davada taraf olmaması nedeniyle haklarında hüküm tesisi mümkün olmadığından reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 1,00 TL’nin davalılardan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yurtdışındaki şirketin şubesi olarak Ticaret Siciline tescil edildiği, 25.12.2014 tarihinde müdürlükten azledilen … tarafından verilen vekaletname ile dava açılmış olup, vekil edenin dava tarihinden önce şirket müdürlüğünden azledildiği, davacı vekilleri tarafından, İlyas Kobal tarafından verilen vekalete ilişkin vekaletnamenin dosyaya ibraz edildiği, davanın yabancı şirket adına faaliyet yürüttüğü davanın da merkez şirkete izafeten açıldığı, aktif husumetin var olduğu, haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen beyanların haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.