YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2414
KARAR NO : 2022/6792
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2018/262 E. – 2018/401 K. sayılı kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.01.2020 tarih ve 2019/312 E. – 2020/64 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Manavgat Hisar Mah. 20 ada 11 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, bu taşınmaz üzerine inşaat yaptırmak amacıyla, mimari projenin yapımı için davalı ile anlaştıklarını, inşaat başladıktan sonra güney cephe pencerelerinin küçük olması nedeniyle, büyütmek için davalıdan tadilat projesi hazırlamasını istedikleri, davalının proje değişikliğine onay vermediğini bu nedenle tadilat projesi için başka bir mimarla anlaşmak üzere nama ifaya izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, proje müellifi olarak telif ve sair yasal hakların sahibi olduğu gibi projeye riayet edilmesini isteme ve değiştirilmesine izin vermeme hakkının olmasının tabii olduğu, davacıların iddialarını kabul etmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek Manavgat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 28/07/2016 tarih ve 13628 sayılı yazısı, gerekse bilirkişi raporuna göre, dava konusu inşaata ait mimari projenin uygulanmasında uyumsuzluk söz konusu olduğu, yapılması istenen tadilatın teknik zorunluluktan kaynaklandığı ve yapılması halinde eserin bütünlüğünün bozulmayacağı, mimari projenin uygulanması sonucu oluşan davaya konu binanın, estetik niteliği haiz bir mimarlık eseri olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, estetik nitelikte olmayan yapılarda projeye aykırı olarak gerçekleşen değişikliklerde, proje müellifi mimarın hak sahipliği ileri süremeyeceği yönündeki kararları gereğince, davaya konu tadilat değişikliği isteminin yapı sahibi davacılar tarafından gerçekleştirilebileceği, davalının bu değişiklikliğe onay verme yetki ve hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı HMK 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 10/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.