Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2416 E. 2022/9636 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2416
KARAR NO : 2022/9636
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.11.2020 tarih ve 2017/6 E. – 2020/786 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili tarafından duruşmalı, birleşen 2007/519 esas sayılı davada davacı vekili ile davalı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı birleşen davada davalı vekili Av. … ve Av. … ile asli müdahil davacı ve birleşen davada davacı Emlak Bankası vekili Av. … ile davalı … Bankası A.Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müflis şirket yönetiminin davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.’ne, aralarında imzalanan 31/12/1985 tarihli hisse senetlerinin satış ve devir sözleşmesi ile borçlandığını, bu borcunun T. Emlak Bankası A.Ş. tarafından sonradan imzalanan 16/09/1987 tarihli inşaat sözleşmesi ile bu banka nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarının bir bölümünün davalı bankaya temliki karşılığında taahhüt edildiğini, bu temlik ile taahhüdün anılan 31/12/1985 tarihli sözleşmede belirlenen borcun yine aynı sözleşme koşulları çerçevesinde itfa edilmesi ile sınırlı olduğunu, bu olgulara karşın davalı Banka’nın 31/12/1985 tarihli sözleşme gereğince alacağının tamamını tahsil ettiği halde, bu kez Emlak Bankası A.Ş.’den toplam 23.614.893,77 TL’yi sözleşme koşullarını lehine çarpıtmak yolu ile tahsil ettiğinin öğrenildiğini ileri sürerek fazlaya ait haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100.000 TL’nin davalı bankanın fazla tahsilat yapmaya başladığı tarihlerden itibaren senet avansı kredilerine uygulanan temerrüt faizi üzerinden davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 25.000.000 TL’na yükseltmiştir. İşbu dava dosyası ile birleşen İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2006/365 esas dosyasında ise, davacı vekili, varlığı sonradan öğrenilen 801.674,37 TL alacağa mahsuben 100.000 TL’nin fazla tahsilat yapıldığı tarihten davalı bankadan senet avansı kredilerine uygulanan temerrüt faizi işletilmesi yolu ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili davanın reddini istemiştir.
Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası vekili asli müdahale dilekçesinde, müflis şirketin 31/12/1985 tarihli hisse senetlerinin devir ve satışı ile ilgili sözleşme uyarınca Yapı Kredi Bankası’na borçlu olduğunu, bu sözleşmeye göre Okent Ortaklar Kenti Yapı ve Ticaret A.Ş.’ne ait hisse senetlerinin satış bedelinin 46.200 TL olarak belirlendiğini, sözleşmenin imzalanmasıyla bu bedelin 1.000 TL’lik kısmının nakden ve defaten ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili bankanın Yapı Kredi Bankası’yla taraf olduğu tek sözleşmenin 16/09/1987 tarihli sözleşme olup, bunun inşaat sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşme kapsamında başlanan inşaatlardan elde edilen hasılat payının sözleşme hükümlerine göre paylaşıldığını, ancak inşaatların müteahhitler tarafından bitirilmemesinden dolayı alıcıların açtığı davalardan zarar gördüklerini, bankanın bunu finanse ederek satışa sunduğu bağımsız bölümler nedeniyle Yapı Kredi Bankası’nın 16/09/1987 tarihli sözleşmeye dayanarak açtığı davalar ve icra takiplerinden bu bankaya 24.691.590,93 TL ödemek zorunda kaldıklarını bildirerek, bu miktarın ödeme tarihinden avans faizi ile birlikte Yapı Kredi Bankası’ndan tahsiline karar verilmesi istenmiş, müflis Eksan A.Ş. yönünden ise 16/09/1987 tarihli sözleşme nedeniyle müvekkili bankadan alacaklı olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bozma sonrası birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/519 esas sayılı dosyasında davacı vekili; davalı müflis şirketin 31.12.1985 tarihli ”Hisse senetlerinin Satım ve Devri Sözleşmesi”nin hisse senedi borçlusu olduğunu, 16.09.1987 tarihli sözleşmenin de müteahhide ve yine hisse senedi borçlusu konumunda bulunduğunu, müvekkili bankanın arsa maliki, davalı şirketin müteahhit Yapı Kredi Bankası A.Ş’nin de hisse senetleri alacaklısı sıfatıyla taraf oldukları, 16.09.1987 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde göre, ”iş bu anlaşma ile yapımını üstlendikleri altyapı ve inşaatın plan ve projesine uygun bir biçimde, inşaat ruhsatına uygun olarak teknik şartları karşılayacak şekilde anahtar teslimi inşa edeceklerdir” 5.b maddesinde de, ”konut ve işyerlerinin pazarlanması ve satışı Anadolu Bankası tarafından yapılacaktır. Satış hasılatının tamamı Anadolu Bankası tarafından tahsil edilecektir. c. maddesinde de ”müteahhitler projenin uygulandığı tüm parseller üzerinde yapılacak inşaatın satış hasılatının %88’ini alacaklardır. Ancak bu orandan tüm inşaat hasılatının %6,42’sine tekabül eden kısmının Yapı Kredi A.Ş’ye ait olup, bu meblağın o kent ve Birlik Hisselerinin Eksan, Ersel, Uluslararası, Enkon, İntay şirketleri tarafından Yapı Kredi Bankası A.Ş’den satın alınmaları sebebiyle yaptıkları 31.12.1985 tarihli sözleşmeden doğan satış bedeli karşılığı olarak Yapı Kredi A.Ş’ye ödenmesini, Anadolu Bankası (Tasfiye Halinde Emlak Bankası) ve müteahhitlerin kabul ettiklerini” kararlaştırıldığını, buna göre 1985 tarihli sözleşmenin tarafı olan Yapı Kredi Bankası A.Ş’nin hisse senedi satışından kaynaklanan alacağının, 1987 tarihli sözleşmede müteahhit olduğu belirtilen davalı şirketin elde edeceği hasılat payından kesilerek ödeneceğini ve yapımına başlanan bağımsız bölümlerin satışından elde edilen hasılat payının taraflar arasında paylaştırıldığını ve Yapı Kredi Bankası A.Ş’ye davalının %88 oranındaki hasılat payından kesilerek ödendiğini, davalı şirketin akde aykırı davranarak müteahhitlik edimini ifa etmediğini, bu nedenle Yapı Kredi Bankası A.Ş tarafından 16.09.1987 tarihli sözleşmeye dayalı olarak İstanbul 5. ATM’nin 1994/1437 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve anılan mahkemece davanın kabul edildiğini, müvekkili banka tarafından mahkeme ilamları ve yapılan icra takipleri nedeniyle toplamda Yapı Kredi Bankası A.Ş’ye 24.691.590,93 TL’nin ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek bu bedelin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen bu dosyadaki davalı müflis iflas idare memuru vekili; cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın Anadolu Bankasına halefiyeti nedeniyle müvekkilinin Yapı Kredi Bankası A.Ş’ye 31.12.1985 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borcunu 16.09.1987 tarihli sözleşme feshedilmesi, proje ve müteahhit olmaması ve arsaların satılması halinde bile ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının iddiasının aksine müvekkilinin müteahhitlik edimini ifa etmemesi gibi bir durumun söz konusu olmayıp davacının ve müvekkilinin bu işleri 3. kişilere devri hususunda mutabakata vardıklarını, buna göre inşaat işlerinin %95’inin yeni yüklenicilere devredildiğini ve bu sözleşmelerde de, müvekkili şirkete ayrılan hasılat payından Yapı Kredi Bankası A.Ş’ye olan borcunun ödeneceğinin kabul edildiğini, dava konusu edilen miktarın içinde davacının kusuruyla ödemek zorunda kaldığı faiz, yargı harç ve giderleri ve müvekkiline kefaletleriyle ilgisi olmayan miktarında bulunduğunu, müvekkilline borçlu olduğu halde aynı zamanda kefil olduğu 46.200 TL’yi ödemeyerek müvekkilinin alacağı varken borç yükü altına sokulmaya çalıştığını, hukuken bu davranışın korunamayacağını ileri sürerek öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, olmadığı takdirde davacının 46.200,00 TL’den sorumlu olduğunun gözetilmesine ve haksız davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyalarak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan talep edebileceği alacak, 16/09/1987 tarihli inşaat sözleşmesi ile payına düşen %6,42’lik kısmı aşan ve Emlak Bankası tarafından davalıya ödenen ana para olup, 26/03/2019 tarihli denetime elverişli olan ve benimsenen bilirkişi kurulu ek raporunda, fazla yapılan ana para ödemesinin toplam 2.705.937,96 TL olduğunun tespit edildiği, fazla yapılan ana para ödemesinden asıl dava ile ilk başta talep edilen 100.000 TL’sinin, 643,08 TL’lik kısmının fazla ödemenin yapıldığı 30/04/2003 tarihinden, 99.356,92 TL’lik kısmının yine fazla ödemenin yapıldığı 30/04/2003 tarihinden ve kalan 2.605.937,96 TL’lik kısmının ise ıslah tarihi olan 03/04/2006 tarihinden itibaren avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline; bu miktarları aşan istemin fazla yapılan ana para ödemesi olmaması nedeniyle reddine; birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/365 Esas sayılı dosyası yönünden, asıl davada tespit edilen miktar dışında, davalıya yapılan fazla bir ödemenin bulunmadığı, dolayısı ile birleşen bu davaya ilişkin davacı taraf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, birleşen bu davanın reddine; birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/519 Esas sayılı dosyası yönünden; 16/09/1987 tarihli sözleşme ile, 31/12/1985 tarihli hisse senedi satışından dolayı davacının dava dışı Yapı Kredi Bankası’na olan borcunun, hisse senedi satışından kaynaklanan borç ile sınırlı tutulduğu anlaşılmakla, 31/12/1985 tarihli hisse devir sözleşmesi ile kararlaştırılan borç tutarı ise 46.200 TL olup, davacının 16/09/1987 tarihli sözleşme ile bu borcun ödenmesini taahhüt ettiği, davalının sorumluluğunun hisse senetlerinin karşılığı olarak borçlanılan 46.200 TL ile sınırlı olup, bu miktar üzerindeki tahsilatlardan dolayı sorumlu tutulabilmesi için davalının kusurunun bulunması gerektiği, ancak 46.200 TL’lik ana para dışındaki ödemelerin davacının temerrüdüne karşılık yapılan ilave ödemeler ile fazladan yapılan diğer ödemeler olduğu gerekçesiyle birleşen davada davanın kısmen kabulü ile 46.200,00 TL’nin davalı müflis şirketin iflas masasına bu davanın davacısı alacağı olarak kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada verilen kararı davalı vekili, birleşen 2007/519 Esas sayılı dosyası yönünden kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl davada davacı vekili, davalı Yapı Kredi Bankası ile aralarında 31.12.1985 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığını, 16.09.1987 tarihli inşaat sözleşmesi ile müteahhit davacı payından % 6,42’lik kısmın Emlak Bankası tarafından davalı Yapı Kredi Bankası’na hisse devir bedeli olarak ödenmesinin taaahüt edildiğini, ancak sözleşme hükümleri çarpıtılmak suretiyle fazladan ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Emlak Bankası tarafından farklı tarihlerde yapılan ödemelerin bir kısmı ana para borcu olmakla birlikte işlemiş faiz, yargılama giderleri, vekalet ücretlerini de içerdiği anlaşılmış, bu sebeple Emlak Bankası tarafından davalıya yapılan ödemelerin ne kadarlık kısmının anapara, ne kadarlık kısmının faiz ve diğer masraflardan kaynaklandığı kesinleşen mahkeme ilamları, icra dosyaları, Emlak Bankası’nın iç yazışmaları nazara alınıp belirlenerek, davalıya % 6,42’lik paya mukabil fazla ödeme yapılıp yapılmadığı denetime elverişli olacak şekilde tespit edilerek neticesine göre bir karar verilmek üzere mahkemenin önceki tarihli kararı Dairemizce bozulmuştur. Bozma sonra yapılan inceleme, araştırma ve alınan bilirkişi raporları neticesinde mahkemece, 2.705.937,96 TL fazla ödeme yapıldığına kanaat getirilerek asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) 13.02.2002 tarihli yazısında da ifade edildiği üzere, 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Emlak Bankasının bankacılık faaliyetleri dışındaki faaliyetleri TOKİ Başkanlığı’na devredilmiş olup, taraflar arasında 14.12.2001 tarihinde imzalanan protokol gereği devir tarihinden önce ödenmesi gerekip de ödenmeyen borçların sorumluluğu Emlak Bankası A.Ş.’ye ait kalacaktır. Buna göre, devam olunan projelerle ilgili TOKİ Başkanlığı’nın 31.07.2002 tarihli ve 09.03.2006 tarihli yazılarında, 2002 yılı sonrası satışa sunulan konut bedellerine ilişkin % 6.42’lik satış hasılat payına tekabül eden kısmın davalıya aktarıldığı ifade edilmiştir. Hükme esas alınan 26.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda da, TOKİ tarafından davalı bankaya yapılan ödemeler liste halinde gösterilmiş olup, buna göre Temmuz 2002-Ağustos 2003 tarih aralığında 3.723.994,04 TL ödeme yapıldığı, ancak bu ödemelerin Emlak Bankasının geçmiş tarihli borçlarına mahsuben yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, T.Emlak Bankasınca davalıya yapılması gereken ödemelerin tespiti, yapılan ödemelerin ana para, faiz ve diğer masraflar olmak üzere ayrı ayrı tespiti ile davalıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi, bunu hesaplamaya TOKİ tarafından Temmuz 2002-Ağustos 2003 tarih aralığında yapılan ödemelerin dahil edilmemesi gerektiği gözetilerek hüküm verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile sonuca varılması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davalı Müflis Eksan İnşaat…A.Ş. İflas İdare Memurları vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
4- Birleşen davada, davacı T. Emlak Bankası A.Ş., Yapı Kredi Bankası A.Ş.ne yaptığı ödemelerin davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir. 1985 tarihli Hisse Senetlerinin Satım ve Devir Sözleşmesinde satıcı Yapı Kredi Bankası, Alıcılar Eksa İnşaat..A.Ş. ve dava dışı diğer şirketler olup, devir ve temlike konu hisse senetlerinin satış bedeli 46.200.000.000,00 TL’nin nasıl ve hangi vadelerle ödeneceği sözleşmenin 2 inci maddesinde açıklanmıştır. Buna göre,” …yapılacak her türlü inşaatın üçüncü kişilere satışlarından elde edilecek toplam hasılatın (arsa payı bedelleri de dahil) % 8.40’ı 46.200.000.000,00 TL’den fazla olduğu takdirde bu fark dahi alıcılar tarafından satıcıya ödenecektir. Ancak senetlerin yekün devir bedeli satışların %8.40’ını hiçbir surette geçemez. Alıcılar bu sözleşmede yazılı satış bedeline mahsuben satıcıya işbu sözleşmenin imzalanması ile birlikte 1.000.000.000,00 TL nakden ve defaten ödeyeceklerdir. Bakiye satış bedeli 31.12.1993 tarihinde tamamen ödenmiş olmak kaydıyla sözkonusu gayrimenkuller üzerinde yapılacak inşaatın satış hasılatları nazarı itibare alınmak üzere satıcıya taksitle ödenecektir. Şöyle ki satıcı, alıcılara kolaylık sağlamak üzere ilk 500.000.m2’lik inşaatın satış hasılatının % 6.70’ini ikinci 500.000.m2’lik inşaatın satış hasılatının %8.40’ını, üçüncü 500.000 m2’lik inşaatın satış hasılatının %10,1’unu daha sonraki satışların hasılatının % 8.40’ını kendisine ödenmesi suretiyle tediyesini kabul etmiştir. Hasılatın anlamı, müşteriden yapılacak vade farkı dahil her türlü tahsilattır. Tahsilat olarak alınacak nakit, senet veya diğer kıymetli evrak satıcı bankaya hissesi nisbetinde alacağına mahsuben ciro edilerek verilecektir. Böylece ortalama oran %8.40’ı geçmeyecek ve değişmeyecektir. Yukarıdaki bentte yazılı ödemeler ekteki ödeme planında tespit edilen asgari miktarlarda yapılacaktır.Yapılacak satışlardan elde edilecek meblağ o yıl için tespit edilecek taksit tutarının altında kalırsa bu farkın müteakip yıla ilave edilmesini taraflar kabul etmiştir. 31.12.1993 tarihine kadar yapılacak satışlar tutarının % 8.40’ı 46.200.000.000,00 TL’ye ulaşamadığı takdirde alıcılar aradaki farkı 6 ay içinde nakden ödeyecektir. Ödenmeyen meblağa o günkü cari kısa vadeli faiz oranı uygulanacaktır. Ancak senesi içinde satılmayıp da müteakip yıllara sarkan ödemelerin farkı o yılın enflasyon oranı kadar arttırılıp bir sonraki yıla ilave edilecektir. Müteakip yıl önceki yıla nazaran değer artışı dolayısıyla sarkan kısmın satışından elde edilecek tahsilatta meydana gelecek fazlalık enflasyonun altında kalmadığı takdirde alıcıların bir sorumluluğu olmayacaktır. Bu enflasyon oranı İstanbul Ticaret Odasınca hazırlanan toptan eşya fiyat endeksleri nazar-ı itibare alınarak hesaplanacaktır. İmar durumu ve projelere göre yapılması gereken ancak 31.12.1993 tarihine kadar yapılamayan veya yapılıp da satılmayan inşaatın o tarihdeki rayiç bedelinin % 8.40’ı dahi Bankaya ilaveten aynı tarihte ödenecektir.” Sözleşmenin bu hükmü dikkate alındığında, davacı tarafından taahhüt edilen borcun 46.200,00 TL ile sınırlı olduğunu söylemek mümkün olmayacağından, mahkemece 1985 tarihli sözleşmenin 2’inci maddesi ve 1987 tarihli sözleşmenin Değerlendirme ve Hasılat Paylaşılması Esasları başlıklı 5’inci maddesi çerçevesinde bir değerlendirme ve hesaplama yapılarak davacının birleşen davada davalıya rücu edebileceği miktarın tespiti gerekirken, yazılı gerekçelerle davalının sorumluluğunun 46.200 TL ile sınırlı olduğunun kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, birleşen davada verilen kararın birleşen davada davacı T. Emlak Bankası A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada verilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA; takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.’ye verilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin Birleşen 2007/519 Esas sayılı davada davalıdan alınıp, davacı T. Emlak Katılım Bankası A.Ş.’ye verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.’ye iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden birleşen 2007/519 Esas sayılı davada davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 2.307,34 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen 2007/519 Esas sayılı davada davalıdan alınmasına, 29.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.