YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2737
KARAR NO : 2022/7988
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.01.2021 tarih ve 2020/569 E. – 2021/39 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdolunan akaryakıt alım satım sözleşmesi kapsamında faturalara konu akaryakıtın davacı tarafından davalı şirkete satılarak teslim edilmesine rağmen bakiye borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen takibin davalıların itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca davacı yanın muaccel hale gelmiş bir alacağı bulunmadığını, sözleşmedeki kefaletin geçerli olmadığını, davacı yanın muaccel hale gelmeyen bir alacağa dayalı olarak kötüniyetle takip yaptığını savunarak davanın reddini ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı asıl borçlu Ön-Ka A.Ş hakkındaki davanın icra takip tarihi itibariyle takibe konu alacak muaccel olmadığı, diğer davalılar …, …, … yönünden ise sözleşmede kefillerin sorumlu olacağı miktar belirtilmediğinden kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının takip tarihi itibariyle takibi başlatmada haksız olduğu anlaşılmış ise de kötüniyetle takibe giriştiği ispat olunamadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de tek başına bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 2. fıkrasının hükümden çıkartılarak kararın düzeltilmiş bu haliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bette açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “2” nolu bendinin hükümden çıkartılarak hükmün değiştirilen bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.