YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2750
KARAR NO : 2022/7929
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.11.2018 tarih ve 2015/959 E. – 2018/1116 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.01.2021 tarih ve 2019/634 E. – 2021/71 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ekstresine göre müvekkilinin davalıdan olan 157.086,40 TL alacağın tahsili için İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün 2015/8019 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 28.12.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürerek 166.576,14 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, dayanılan fatura ve muhteviyatı emtianın müvekkiline gönderildiğine dair bir kayda rastlanmadığını, davacının mal ve hizmet sunduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davacı defterlerine göre 31.12.2014 tarihi itibariyle davacının davalıdan 157.086,46 TL tutarında alacağının bulunduğu, davalının işletme defterinde gelir ve gider kayıtlarının yer aldığı, kasa işlemlerinin olmadığı, davalının borç ve alacak kaydının bulunmadığı, ancak davalı tarafından davacı adına 2014 yılında toplam 82.276,43 TL olan 7 adet faturanın düzenlendiği, taraflar arasında söz konusu faturalar kapsamında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalının davacıya fason dikimi hizmeti verdiği, davalının davacıya yaptığı ödemeler dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davacının 152.137.- TL alacaklı olduğu gerekçesiyle 152.137.- TL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı çalışanlarına yapılan ödemelerin davalı yanca kabul edilmediği, davalı adına ödeme yapıldığı belirtilen şahıslar her ne kadar davalının sigortalı çalışanları ise de, bu ödemelerin taraflar arasındaki ticari ilişki, alacak-borç kapsamında yapılan ödemeler olduğunun ayrıca ispatlanması gerektiği, bu hususta davacı tarafça yazılı delil ibraz edilmediği gibi yemin deliline de dayanılmadığı, davalı çalışanlarına yapılan toplam 6.000.- TL’nin davalıya ödendiğinin usulüne uygun olarak ispatlanmadığı, bu miktarın tespit edilen alacak tutarından tenzil edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda, 2014 yılında davacı tarafça davalıya makbuz karşılığı çekle yapılan ödemelerin toplamının 67.000.- TL olduğunun tespit edildiği, bu çeklerin Akal Tekstil-… emrine düzenlenip tahsilat makbuzu ile teslim edildikleri dikkate alındığında, davacı taraf ödemesi olarak kabul edilmesinde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 146.137.- TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.486,97 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.