YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2783
KARAR NO : 2022/7369
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.05.2017 tarih ve 2014/698 E. – 2017/337 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-miktardan reddine-kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2018/366 E. – 2020/1571 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davacı şirketin ürün portföyünde bulunan pet su ürünlerinin dağıtım sınırları içerisinde davalı tarafça satışının yapılması amacıyla taraflar arasında 01/01/2010 tarihli sözleşme imzalandığını, davacı şirketin taraflar arasında kararlaştırılan fiyatlar üzerinden davalıya mal sevkiyatında bulunduğunu, davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle …. Noterliği’nden keşide edilen 22/07/2010 tarih 18190 sayılı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davalının mal alımından kaynaklı 46.911,80 TL borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12608 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, asıl dava dosyası ile birleştirilen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/652 Esas sayılı dosyasında, yanlar arasında pet su dağıtım sözleşmesinin feshinden sonra sözleşmeye göre davacıya iade edilmesi gereken malların iade edilmediğini, bundan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12854 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davacı karşı davalı vekili, asıl dava dosyası ile birleştirilen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/678 Esas sayılı dosyasında, davalı yanın, taraflar arasında imzalanan 01.10.2010 tarihli sözleşmenin 7. maddesiyle, sözleşmenin başlamasından itibaren her ay 250 tır ürün almayı garanti ettiğini ve sözleşmenin aynı maddesiyle davalı alımlarının bu miktarın altında kalması halinde aradaki farkın davalıya fatura edileceğinin düzenlendiğini, davalının garanti ettiği miktarda ürün almadığını ileri sürerek, şimdilik 100.000.- TL’nin fesih tarihi olan 22.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, akabinde 18/09/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihi 1.934.134,42 TL’ye yükseltmiş ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, asıl dava dosyası ile birleştirilen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/678 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu karşı davada, davacı karşı davalının sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkili ile aynı piyasada faaliyet gösteren bir takım şirketlere düşük fiyattan mal satıp müvekkilinin satış performansının düşmesine ve rekabet gücünün azalmasına sebep olduğunu, ürünlere fahiş oranda zam yaptığını, müvekkilinin siparişlerini karşılamayarak almayı garanti ettiği tutarda ürün alamamasına sebep olduğunu, sözleşmeyle, fiyat artışlarının artış tarihinden itibaren 30 gün sonra yürürlüğe gireceği kararlaştırılmış olmasına rağmen artışı aynı gün müvekkiline yansıttığını, sözleşmeye göre 3. kişilere yapılan satışlarda müvekkiline ödemesi gereken komisyon tutarlarını ödemediğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, davacı karşı davalının sözleşmeye aykırı davranışları ve haksız feshi sebebiyle müvekkilinin 5.392.620.- TL zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 30.000.- TL’nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile, takibe vaki itirazın 33.268,83 TL asıl alacak için iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/652 Esas sayılı dosyasında, davanın kısmen kabulü ile, takibe vaki itirazın 208.953,94 TL asıl alacak, 257,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 209.211,55 TL için iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/678 Esas sayılı dosyasında ise; asıl davanın kısmen kabulü ile 462.001,95 TL’nin davalı karşı davacıdan tahsiline ve keza karşı davanın kısmen kabulü ile, 487,00 TL’nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının esastan reddine, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/652 E. sayılı dosyasında; davacının istinaf isteminin miktardan, davalının istinaf isteminin ise esastan reddine, birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/678 E. sayılı dosyasında karşı dava bakımından; davacı karşı davalının istinaf başvurusunun miktardan, davalı karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl dava bakımından; davacı karşı davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacının istinaf başvurusunun ise kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, takibe vaki itirazın 33.268,83 TL asıl alacak için iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/652 Esas sayılı dosyasında, davanın kısmen kabulü ile, takibe vaki itirazın 208.953,94 TL asıl alacak, 257,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 209.211,55 TL için iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/678 Esas sayılı dosyasında ise; asıl davanın kısmen kabulü ile 124.262,96 TL’nin davalı karşı davacıdan tahsiline ve keza karşı davanın kısmen kabulü ile, 487,00 TL’nin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebepler ile HMK’nın 352/1-b maddesi uyarınca istinaf istemine konu ilk derece mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olup, istinafı kabil olmadığı yönündeki tespitin usul ve yasaya uygun olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesinin birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/ 652 Esas sayılı ve birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/678 Esas sayılı dosyasında yer alan karşı dava bakımından davacı karşı davalının istinaf isteminin miktar bakımından reddine ilişkin kararının onanması gerekmiştir.
2- 6100 sayılı HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’ni geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Aynı Yasa hükmünün 2. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı olmadığı düzenlenmiştir. Yukarıda zikredilen Yasa hükmünde belirtilen temyiz kesinlik sınırı HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2020 yılı itibariyle 72.070,00 TL’dir. Asıl dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı karşı davalı takibe vaki itirazın 46.911,80 TL bakımından iptalini istemiş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 33.263,83 TL bakımından iptaline karar verilmiş, karara karşı davacı karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir. Davacı vekilince reddedilen tutar bakımından temyiz kanun yoluna başvurulmuş ise de redde konu tutarın temyizi kabil olmayıp kesin olduğu anlaşılmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davacı karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı karşı davalı vekilinin birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/678 Esas sayılı dosyasında yer alan asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/ 652 Esas sayılı ve birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/678 Esas sayılı dosyasında yer alan karşı dava bakımından ileri sürdüğü bütün temyiz itirazlarının reddiyle, zikredilen davalar bakımından yapılan istinaf başvurusunun miktar bakımından reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçenin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/678 Esas sayılı dosyasında yer alan asıl davaya ilişkin temyiz temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 564,00 TL harcın temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 25.10.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.