YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2809
KARAR NO : 2022/8190
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.03.2019 tarih ve 2016/113 E. – 2019/115 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.01.2021 tarih ve 2019/2677 E. – 2021/103 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, grup şirketlerinden olan müvekkilinin davalı banka ile ticari kredi ilişkisine girdiğini ve bankadan kredi kullandığını, taraflar arasında düzenlenen 05.11.21013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 3.600.000,00 TL limitli Cari hesap kredi sözleşmesi ve 03.10.2014 tarihli 10.000.000,00 TL limitli Cari Hesap Kredi Sözleşmesinin imzalandığını, bu krediler için teminat ipotekleri tesis edildiğini, müvekkilinin bu kredileri kullandığını ve vadesi gelenleri ödediğini, davalının müvekkili şirketten 116.081,99 Euro erken kapatma ücreti tahakkuk edildiğinin anlaşılması üzerine davalı bankadan iadesisinin istendiğini, ancak bankanın ödemediğini, davalı bankanın yapmış olduğu tahsil işleminin sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 Euro mahrum kalınan faiz geliri zararı ile 116.081,99 Euro erken kapatma ücretinin 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek bir yıllık döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ve cari hesap kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, buna göre davacının 06.11.2013 tarihinde 1.000.000,00 Euro, 13.12.2013 tarihli 1.000.000,00 Euro, 21.10.2014 tarihinde 1.200.000,00 Euro kredi kullandığını, ayrıca 2.800.000.- Euro ana para tutarlı üç adet spot kredi kullandığını, bunun karşılığında davacıya ait taşınmazlara ipotek konularak kefalet alındığını, davacı şirketin 31.07.2015 tarihli bankaya sunduğu dilekçe ile kredilerin kapama tutarının gönderildiğini, ipoteklerin fek edilmesi için bakiyenin blokeye alınarak kredilerin nakit karşılığı teminata dönmesini istediği, davacıdan tahsil edilen 116.081,99 Euro kredinin erken kapatılması nedeniyle tahsil edilen erken kapama ücreti olduğunu, erken kapama tutarının banka kayıtlarında bankacılık hizmetleri gelirleri olarak işlendiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından kullanılan kredilerin davalının açık bir talebi bulunmamasına rağmen davalı banka tarafından alınan 116.081,99 Euro erken kapama ücretinin haksız tahsil edildiği gerekçesiyle,116.081,99 Euro erken kapama ücretinin dava tarihinden itibaren Euro borcunun faizinde devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, davalı banka alacağının ödeme tarihinde hesaplanan banka alacağını nakit olarak ipoteğin fekki açıklaması ile hesaba yatırması karşısında iradesinin kredinin kapatılması olarak değerlendirilmesi gerektiği, aksi halde banka alacağının teminatsız kalacağı gibi hesaba yatırılan tutarın kredi vadesinin sonunda ödenecek tutar olmayıp ödeme tarihinde hesaplanan tutar olması da değerlendirildiğinde kredinin erken kapatıldığının kabulü gerekiceği, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 2/9. maddesinde kredinin erken kapanması halinde davalı bankanın %4 oranında erken ödeme komisyonu tahsil edilebileceği, davacının davalı bankadan kullandığı kredileri kapatmak amacıyla dava dışı Halk Bankası A.Ş’den kredi kullandığı, davacının iradesinin kredi sözleşmesini sona erdirmek olduğu, bankaya verdiği 10/07/2015, 24/07/2015 ve 31/07/2015 tarihli dilekçelerinde de bunu açıkça ifade ettiği, davalı banka tarafından erken kapama ücreti tahsil edilmesinde taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine ve Bankacılık Kanunu’na aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.