Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2841 E. 2022/7252 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2841
KARAR NO : 2022/7252
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.11.2018 tarih ve 2017/273 E- 2018/498 K. sayılı kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/374 E- 2020/791 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirket tarafından üretimi ve satışı gerçekleştirilen İnox isimli ürünün 17.06.2010 tarihinde 2010/03396 tasarım tescil numarası ile tescil ettirildiğini, söz konusu tasarımın koruma süresinin hali hazırda devam ettiğini, davalı tarafça her ne kadar söz konusu endüstriyel tasarım için tescil belgesi alınmışsa da, davalı şirketin tescil ettirmiş olduğu tasarımların müvekkili firma tarafından daha önce kamuya sunulduğunu ve davalı şirketin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davalı şirketin müvekkili şirketinin tescilli tasarımına ve bu tasarım tesciline konu ürüne ayniyete varacak derecede benzer bir ürünün üretimi, satışı ve pazarlanması faaliyetlerinde bulunmasının müvekkili şirketin tasarım tescilinden doğan haklarını açıkça ihlal ettiğini ve tecavüz teşkil ettiğini, davalının müvekkili şirketin tasarım tesciline birebir benzer ve iltibas yaratacak nitelikte bir ürünü müvekkili şirketten çok sonraki bir tarihte piyasaya sürdüğünü ve müvekkili şirket ile haksız rekabet oluşturacak faaliyetlerde bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin endüstriyel tasarımından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalıya ait müvekkili şirketin tasarım tescilinin birebir benzerinin bulunduğu iş evrakı, katalog ile bu tasarıma konu olan masa ayağı ürününe ambalaj, kullanım talimatları ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara tedbiren el konulmasına, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan masa ayağının tedbiren davalı şirketin internet sitesinin içeriğinden çıkarılmasına, web sitesinde ve reklamların kullanılmasının, mal ve hizmetlerin piyasaya sürülmesinin durdurulması ve önlenmesine, davalı şirketin tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, müvekkili şirketin tasarımından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıya ait müvekkili şirketin tasarım tescilinin birebir aynısının ve benzerinin bulunduğu iş evrakı, katalog ile bu tasarıma konu olan masa ayağı ürününe ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan makine ve kalıplara el koyularak muhafaza altına alınmasına ve imhasına, mahkeme kararının ilgililere tebliğine, kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkili tarafından masa ayağı ürününün 08.04.2015 tarihinde 2015/02665 tescil numarası ile 5 yıl süreli olmak üzere koruma altına alındığını, haksız rekabete neden olan bir eylem olarak kabul edilemeyeceğini, davacının tasarımı ile müvekkilinin tasarımı arasında aynılık söz konusu olmadığını, müvekkilinin tasarımının davacının tasarımına göre hem görsel farklılıkları olan hemde teknik farklılıkları olan bir tasarım olduğunu, müvekkilinin bu teknik farklılıklardaki korumasını tasarım tescil belgesine ilaveten 16.04.2015 tarih … Y sayılı faydalı model belgesi ile Nice Çerçeve Masa Ayağı adlı model koruma altına aldığını, müvekkilinin 2015/02665 sayılı tescilli tasarımı ve … Y sayılı buluş başlığı olan ayak modelinin piyasadaki benzerlerinden kolaylıkla ayırt edilebilecek farklılıklara sahip olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2017/332 esas sayılı dosyada davacı vekili, müvekkili Rival Metal San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin basiretli bir tacir olduğunu, tasarım tescil belgesinde müvekkili adına tasarım tescilli olan masa ayağı ürününün de 2015/02665 tescil numarası ile 08.04.2020 tarihine kadar 5 yıl süreli olmak üzere koruma altına alınmış bir ürün olduğunu, davalı …’ün tasarımcısı olarak, ihbar olunan Flekssit A.Ş.’nin başvuru sahibi olarak belirtildiği, Türk Patent ve Marka kurumu nezdinde 17.06.2010 tescil tarihli 2010 03396 tescil nolu masa ayağı tasarımının, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 56/1 ve 56/4 maddelerindeki yenilik ve ayırdedicilik şartlarının taşımadığını ileri sürerek hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2017/332 esas sayılı dosyada davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2018/361 esas sayılı dosyada davacı vekili, Flekssit Büro Mobilyaları San. ve Tic. A.Ş.’nin tescil başvuru sahibi olarak bulunduğu TPMK nezdinde 17.06.2010 tescil tarihli 2010 03396 tescil nolu masa ayağı tasarımın Sinai Mülkiyet Kanunu’nun 56/1 ve 56/4 maddelerindeki yenilik ve ayırdedicilk şartlarını taşımadığını ileri sürerek hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlık konusu tasarımın masa ayağı olduğu, tasarımcının ayakların biçiminde oldukça geniş seçenek özgürlüğü bulunduğu, masa ayağının işlevini yerine getirmesi için birlikte kullanılacağı üst tablaya uygun ebat ve formlarda olması gerekliliği dışında teknik bir zorunluluk içerme zorunluluğu bulunmadığı, Kanun ayırt edicilik değerlendirmesinde bilgilenmiş kullanıcıyı esas almış olup, ayırt edici nitelik kıyası yapılırken genel izlenimdeki farklılığın tespitinin bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılması gerekliliği üzerinde durduğu, davacıya ait 2010 03396 nolu tasarım ile davalı tarafından sunulan 2010 01928 sayılı tasarımların yapılan karşılaştırmasında, her iki tasarımın genel karakterinin dörtgen yamuk formunda olup bu form köşelerinin yuvarlatılmış, aşağıdan yukarı çıkarken daralan formda yükselen bacaklardan meydana geldiği, tasarımlar arasındaki farkın ise hükümsüzlüğü istenen tasarımın köşe kısımlarında bulunan üzeri paralel çizgili bağlantı elemanlarından kaynaklandığını, bu farklılığın Flekssit’e ait tasarıma yeni olma özelliği kazandırdığı ancak var olan bu farklılığın genel izlenime olan etkisi değerlendirildiğinde farklılığın 2010 03396 sayılı tasarımı ayırt edici kılmadığı, zira tasarımların ortak kimliğini oluşturan kısmın yamuk dikdörtgen formunda olduğu, yine davacı adına kayıtlı 2010 03396 sayılı tasarım ile WİPO nezdinde …sayı ile tescilli tasarımın kıyaslanmasında her iki tasarımdaki farklılığın flekssit’e ait tasarıma yeni olma özelliği kazandırdığı ancak var olan bu farklılığın genel izlenime olan etkisi değerlendirildiğinde farklılığın 2010 03396 sayılı tasarımı ayırt edici kılmadığı, zira tasarımların ortak kimliğini oluşturan kısmın yamuk dikdörtgen formlu olduğu, davacı/karşı davalıya ait 2010 03396 sayılı tasarımın sunulan belgeler karşısında yeni ancak ayırt edici olmadığı, bu sebeple tescilli tasarım olarak korumadan yararlanamayacağı ve 2010 03396 sayılı tasarımın hükümsüzlük şartlarının somut olayda gerçekleştiği, hükümsüzlüğün geçmişe etkili olması sebebiyle davacı / karşı davalının 2010 03396 sayı ile tescilli tasarıma dayanak davalı-birleşen dosya davacısına karşı haksız rekabet dahil herhangi bir talepte bulunmaları söz konusu olmadığı, 2017/273 esas sayılı dosyada davalı … aleyhine 2010 03396 sayı ile tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine yönelik olarak dava açılmış ise de davalı …’ün 2010 03396 sayılı endüstriyel tasarımın tasarımcısı olduğu, endüstriyel tasarımın sahibi olmadığı, bu nedenle açılan iş bu dava bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, 2018/361 sayılı dosyası bakımından ise davalı adına tescilli 2010 03396 sayılı endüstriyel tasarımın yeni ancak ayırt edici vasıfta olmadığı, bu nedenle hükümsüzlük şartlarını taşıdığı gerekçesi ile 2017/273 esas sayılı dava dosyasında davacı tarafın davasının reddine, birleşen 2017/332-461 E.-K. sayılı dosyası bakımından; davalının pasif husumet ehliyetine sahip olmadığı anlaşıldığından açılan davanın HMK 114/1-d, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen 2018/361-432 E.K. sayılı dosyasındaki talebin kabulü ile; birleşen dosya davalısı adına tescilli 2010 03396 nolu tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Asıl Dava; tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, üretimde kullanılan makine ve kalıplara el konulması, Birleşen 2018/361 Esas sayılı Dava ise; asıl davaya dayanak tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Bir davada hem tecavüz hem hükümsüzlük isteminin söz konusu olması halinde öncelikle hükümsüzlük iddiası karara bağlanmalıdır.
Olaya uygulanacak 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesi uyarınca tasarım korumasının varlığı için başvuru konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olması gerekir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Masa, sandalye, sehpa gibi ürünlerin ayak kısımlarında kullanılan metal profillerin işlevsel özellikleri gereği üreticilerin sınırlı miktarda seçenek özgürlüğüne sahip olduğu ve bu nedenle geleneksel ürün formları (dikey ayak, yanal ve yatay yüzeyler vs.) yönünden koruma kapsamının daha dar tutulması gerektiği kabul edilmelidir. Bununla birlikte bu formlar üzerindeki renk, şekil ve desenler ayırt ediciliğin sağlanmasında etkili bir yol oynayabilir. Bu itibarla Mahkemece somut olayda yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davalıya ait profil tasarımların köşelerinde kullanılan siyah zemin üzerine şeritli görünümün önceki tasarımlara nazaran ayırt edici olduğu kabul edilerek Birleşen Davadaki hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile reddi doğru değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre asıl dava davalısı birleşen dava davacısının fiili kullanımlarının davacı tasarımına tecavüz iddiasının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı,birleşn davada davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 2 nolu bente açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.