YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2877
KARAR NO : 2022/8307
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10.12.2020 tarih ve 2018/137 E. – 2020/611 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca ünlü GF FERRE, FERRE, VERSACE, JUST CAVALLİ, CLASS ROBERTO, CAVALLI, ARMANI gibi markaların Türkiye’de tek temsilcisi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 12.03.2007 tarihli iki ayrı bayilik sözleşmesi ile belirlenen tutarlarda davalının mal alımını taahhüt etmesine rağmen ekonomik krizi bahane ederek mal alımına ait taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin ciddi oranda kâr kaybına uğradığını, sözleşmenin 15. maddesi gereği durumun düzeltilmesi için 15.09.2009 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının 23.09.2009 tarihli ihtarname ile cevap verdiğini iddia ederek fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere JUST CAVALLİ, FERRE VE GF FERRE markalı ürünler için 2007, 2008, 2009, 2010 yılları yaz ve kış sezonları için şimdilik toplam 100.000,00 TL tazminatın her bir sezon için sipariş tarihlerinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında 09.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 2008, 2009 yıllarına ait toplam 70.000,00 TL’lik taleplerini 3.024,480,94 TL artırarak 3.094,480,94 TL olarak ıslah etmiş, yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2016 tarih, 2015/11066 esas ve 2016/3544 karar sayılı bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 30.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki 2010 yılına ilişkin talebini 10.000,00 TL’den 866.956,71 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili, müvekkiline sözleşme ile minimum alımlarda revize etme hakkının tanındığını, satış performansının düştüğünü, ekonomik kriz sonucu üretici İtalyan şirketinin yönetiminin kayyıma devredilmiş olduğunu, malların zamanında teslim edilmediğini, koleksiyonun görsel ve ürün çeşitliliği açısından yetersiz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın, tek satıcılık sözleşmeleri uyarınca mal alım taahhüdüne uyulmaması sebebiyle doğan kar kaybının tahsili talebine ilişkin olduğu, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2016 tarih, 2015/11066 esas ve 2016/3544 karar sayılı ilamında atıfta bulunulan Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 28.01.2014 tarih, 2013/4790 esas ve 2014/2026 karar sayılı ilamı kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesi uyarınca davacının 2007, 2008 ve 2009 yılları için talep ettiği kar kaybının dikkate alınmaması gerektiği, 2010 yılı siparişlerinin 2009 yılı koleksiyon dönemi başlangıcında sipariş edilmesi gerektiği, bu itibarla 2010 yılı yaz dönemi için hesaplama yapılması amacıyla bozma ilamına uyularak bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda, ”… 02.06.2009 tarihli mail yazısı kapsamında eksik kalan 1.278.726,00 Euro siparişin verilmemesi sebebiyle davacının talep edebileceği tazminatın hesaplamalar kapsamında tasarruf edilen kısmı da düşülmek suretiyle 387.155,23 Euro karşılığı dava tarihinde 866.956,71 TL hesaplandığı ve davalıdan talep edilebileceği… ”’nin tespit ve rapor edildiği, anılan bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu, davacının 01.03.2016 tarih, 2015/11066 esas ve 2016/3544 karar sayılı bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 30.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki 2010 yılına ilişkin talebini 10.000,00 TL’den toplam 866.956,71 TL’ye arttırdığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 866.956,71 TL’nin 10.000,00 TL’sine dava tarihinden, kalan tutara ise ıslah tarihi olan 30.09.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, önceki yıllara ilişkin fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, tek satıcılık sözleşmeleri uyarınca mal alım taahhüdüne uyulmaması sebebiyle doğan kar kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, yargılama sırasında 09.11.2012 tarihli dilekçesi ile 2008, 2009 yıllarına ait toplam 70.000,00 TL’lik taleplerini 3.024,480,94 TL artırarak 3.094,480,94 TL olarak ıslah etmiş, yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2016 tarih, 2015/11066 esas ve 2016/3544 karar sayılı bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 30.09.2020 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki 2010 yılına ilişkin talebini 10.000,00 TL’den 866.956,71 TL’ye artırmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesinde, taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlenmiş olup mahkemece bu hükme aykırı olarak davacı tarafça 30.09.2020 tarihinde yapılan ikinci ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bend uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.