Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3070 E. 2021/4039 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3070
KARAR NO : 2021/4039
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2018 tarih ve 2016/947 E- 2018/1311 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.12.2020 tarih ve 2019/546 E- 2020/1473 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de 26.01.2021 tarihli ek karar ile temyiz başvurusunun kesin olarak reddedildiğine dair kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı Sezon Pirinç ve Tasarım Ürünleri Gıda San Tic. A. Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, krediye ilişkin geri ödemelerin yapılmamasından dolayı gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı bankanın ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini, taraflar arasında carî hesap mutabakatı bulunmadığını, asıl borçlu dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan sözleşmeyi davalıların kefil sıfatıyla imzaladığını ve sorumluluklarının kefalet miktarı ile sınırlı olduğunu, davacı bankanın bu durumu gözetmeden takip başlattığını, asıl borçlu şirketin yapmış olduğu bir kısım ödemelerin ve muhtelif tahsilatların borçtan düşülmediğini, bankanın talep ettiği faiz oranlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu genel kredi sözleşmesi, kefalet ve hesap kat ihtarı geçerli olduğundan, bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2015/37518 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 1.003.551,86 TL asıl alacak, 5.456,81 TL işlemiş faiz 272,84 TL BSMV, 382,14 TL toplamı 1.009.663,65 TL üzerinden borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak üzerinden %20,25 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV ile takibin devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan 1.003.551,86 asıl alacağın %20’sine tekabul eden 200.710,37 TL icra inkar tarzminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmişse de 26.01.2021 tarihli ek karar ile kararın HMK’nın 362/1-a maddesi gereği kesin olarak verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz başvurusunun HMK’nın 346/1-2 maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ek kararın temyizi talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeblere temyiz olunan miktarın 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırları içerisinde bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile HMK 370/1 maddesi gereğince ek kararın ONANMASINA, HMK 372 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.04.2021 taraihinde oybirliğiyle karar verildi.