YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3177
KARAR NO : 2022/8659
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.02.2021 tarih ve 2021/76 E- 2021/225 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı … Sağ. Hiz. A.Ş. vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından “bakkart” projesi kapsamında, ilçede yaşayan vatandaşlara Bakırköylü kimlik kartı verildiğini ve bu şekilde “bakkart” üyelerinin acil sağlık hizmetinden yararlandırıldığını, bakkartların taşıma işini ihale ile davalı …Ş.’ne verildiğini, taşıma işinin ise diğer davalı Detay Dağıtım ve Taşımacılık Hizm. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiğini, oysaki “bakkart” projesi çerçevesinde dağıtılan gönderilerin 5584 sayılı Posta Kanunu ve mevzuatı gereğince müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin posta tekeline aykırı hareket edilerek haksız kazanç sağlandığından 5584 sayılı Yasa’nın 59. maddesine göre, davalıların sorumlu olduğunu, taşınan kart sayısının, her bir gönderinin ağırlığının tespit edilemediğinden gerçek zararın tespitinin mümkün olmadığını ileri sürerek, posta tekeline aykırı faaliyetleri sonucunda muarazanın men’ine, zararın tespitine ve davalılardan şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.- TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.11.2016 tarihli dilekçesi ile alacağını 2.648.800,00 TL üzerinden ıslah etmiştir.
Davalı … Hizm. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sağlık hizmeti verdiğini, dağıtım işini yapan firma olmadığını, dolayısıyla müvekkiline davada husumet düşmediğini, müvekkili şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında 2012 yılı itibari ile “bakkart” sahibi kişilere acil sağlık hizmeti sağlanması ve süresi dolanların yenilenmesi işini üstlendiğini, diğer davalı şirket tarafından dağıtımı yapılan kartların, haberleşmeye ilişkin hiçbir bilgi veya işaret taşımadığını, mektup şeklinde taşıma olarak kabul edilmediğinden mevzuata aykırı bir taşıma olmadığını, ayrıca diğer davalının kartların dağıtımını yapmak için bakanlıktan yetki belgesi aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, ıslah ile artırılan kısım için TBK’nın 72. maddesine göre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek, zamanaşımı definde bulunmuştur.
Davalı Detay Dağıtım Taşımacılık Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu gönderilerin davacı tarafın taşıma alanı ve tekeli içerisinde kaldığı, davalı Detay Dağıtım ve Taşımacılık Hizmetleri. Ltd. Şti.’nin taşıdığı toplam kart adedinin 120.400 olduğu, diğer davalıya ait taşınan 1 adet acil sağlık hizmeti kartı ağırlığının 5 gram olduğu, PTT tarafından gönderilen ücret tarifesine göre herbir kartın taşıma bedelinin 5,50 TL olduğu anlaşılmış olup, her ne kadar teslimatı gerçekleştirilen kart adedinin 88.400 olduğu belirtilmiş ise de teslimatı yapılmış veya yapılmamış olan toplam taşınan kartın 120.400 adet olduğu belirlendiğinden ve taşınan toplam kart miktarı üzerinden zarar miktarının tespiti gerektiği, 120.400 adet toplam taşınan kart x 5,50-TL=662.200,00 TL olduğu, Posta Kanunu’nun 59. maddesinin 2. bendinde “Bu sebeplerle verilmemiş olan posta ücretleri de 4 kat alınıp 4/3 kaçağı tutanağına verilir” hükmü amir olduğundan, 4 katının 2.648.800,00 TL olarak belirlendiği, davalıların bu miktardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.648.800,00 TL’nin ıslah tarihi olan 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, taraflar arasındaki muarazanın men’ine, davalıların posta tekeline aykırı işlemlerinin men’ine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı … Hiz. A.Ş. vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; bozma ilamına uyularak; uyuşmazlığa konu gönderilerin kurye/kargo hizmeti olarak değil, posta mektubu olarak değerlendirilmesinin somut olayın özelliğine uygun düştüğü, buna göre davacının mahrum kaldığı gelirin 120.400,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davacı kurumun dava konusu dağıtım hizmeti verilmesi durumunda yükleneceği 18.060,00 TL yönetim giderinin mahsubu sonucunda, davacının mahrum kaldığı kâr miktarının 102.340,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı Detay Dağıtım…Ltd. Şti. yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesinleştiğinden, bu davalı hakkında yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına, davalı …Ş. aleyhindeki dava yönünden; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu hükmünün bu davalı yönünden kaldırılmasına, bu davalı hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, davalı …Ş. aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile 102.340,00 TL alacağın, ıslah tarihi olan 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte ve hakkındaki hüküm kesinleşen diğer davalı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, bu davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bu davalı hakkındaki fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, muarazanın menine, davalının posta tekeli hakkına aykırı yapılan işlemlerin menine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.