YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3188
KARAR NO : 2022/8748
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21.10.2020 tarih ve 2017/148 E. – 2020/247 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile Av. … davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait Northern Dignity Gemisi’nin müvekkilinin tersanesinde bağlı iken kötü hava koşulları nedeniyle halatlarını kopardığını, başka gemi, malzeme ve havuza zarar verdiğini, kaza nedeniyle bakım onarım havuzu, havuz vinci ile geminin bağlı olduğu ekipmanların zarara uğraması nedeniyle yaptırılan tespitte 106.853,40 TL hasar tamiri için gerekli tutar bulunduğunu, havuz vincinin hasarlanmasından dolayı da fazlası saklı kalmak üzere 142.691,94 USD maddi zararın tahsilinin gerektiğini, ayrıca tamiri gereken gemilerin başka tersanelere gönderilmek zorunda kalındığını, bu nedenle 50.781,30 USD talep ettiklerini, BK 41. madde bakımından haksız fiil nedeniyle maddi tazminatın kardan yoksun kalmayı da kapsadığını, şimdilik 470.864,24 USD (743.824,23TL) maddi tazminat ve 529.135,76 USD (830.743,14 TL)kar kaybı tazminatının kaza tarihi olan 10/12/2010’dan işleyecek USD para birimine uygulanacak en yüksek banka faiziyle davalı yandan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada, kar-kazanç kaybına ilişkin asıl davadaki talebine ek olarak dava açtığını, zararını tespit edemediği için belirsiz alacak davası olduğunu, zarar tespiti halinde müddeabihin arttırılacağını ileri sürerek şimdilik 100.000.-TL talep etmiştir.
Davalılar vekili; zamanaşımı defi ve husumet itirazında bulunmuş, gerçekleşen hasarda kusurun davacıya ait olduğunu, davacının dışarıdan vinç kiralayarak faaliyetine devam ettiğini, kazanç kaybının olmadığını savunmuş, davalı … yönünden ayrıca yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada; Northern Dignity gemisinin sebebiyet verdiği dava konusu kaza nedeniyle tersanenin maruz kalmış olduğu zararlardan dolayı gemi kaptanı ve donatanının birlikte sorumlu oldukları, tersanede meydana gelen maddi zararların toplam tutarının 349.700,08 TL olduğu, zarar gören tersane vincinin tekrar kullanılmaya başlandığı 162 günlük süre zarfında meydana gelen kar kaybı zararının ise 1.835.889,61 USD olduğu, kazanın meydana gelmesinde gemi tarafının % 80 oranında, tersanenin ise % 20 oranında kusurlu görüldüğünden, tespit edilen zararlardan davalı kaptan ile gemi donatanının kusurları oranınca sorumlu olmaları gerektiği, % 80 oranına isabet eden zarar miktarının 279.760,00 TL, kar kaybı zararının da 1.468.720,00 USD olduğu, asıl davada 470.864,24 USD maddi zarar, 529.135,76 USD kazanç kaybı talep edildiğinden asıl davanın kısmen kabulü gerektiği (maddi zarar miktarı açısından), yukarıda açıklanan nedenlerle birleşen dava ek dava niteliğinde olduğundan birleşen dava yönünden ıslah talebinin yerinde olmadığı, davalı … açısından ise mahkemenin yetkisiz olduğu kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında asıl ve birleşen dosya davalılarından … vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle bu davalı hakkındaki asıl ve birleşen davaların usulden reddine, asıl davada davalılar, Northern Dignity gemisi donatanı ile gemi kaptanı hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 279.760,06 TL’nin 10/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 529.135,76 USD’nin kaza tarihi olan 10/12/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek Dolar faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada davalılar, Northern Dignity gemisi donatanı ile gemi kaptanı hakkında açılan davanın kabulü ile 100.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 10/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen bu davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davalı … tarafından verilen 04/02/2011 tarihli garanti mektubunun, işbu karar ile asıl ve birleşen davada kabul edilen tazminat ve fer’ilerinin teminatı olarak kabul edilmesine, her iki davada hüküm altına alınan tazminat kalemleri ile fer’ilerinin istendiğinde garanti mektubu kapsamında da tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, “Northern Dignity” isimli geminin davacıya ait tersane havuzunda bağlı iken, kötü hava koşulları nedeniyle halatlarını koparmasıyla etrafına çarpması sonucu oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraf teşkili sağlandıktan sonra, alınan bilirkişi raporları kapsamında, davalı … yönünden davanın usulden reddine, donatan ile kaptan yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, tersanesinde bulunan ve zarar gören havuz vincinin tamir edildiği süre boyunca oluşan kâr kaybı nedeniyle talepte bulunduğu, dava dilekçesinde havuz vincini 08.04.2011 tarihinde tam kapasite ile yeniden kullanmaya başladığı ve 119 gün süreyle kâr kaybının olduğu yönündeki kabulü dikkate alındığında, dava dilekçesinde ifade edilen 119 gün üzerinden kâr kaybı hesabı yapılması gerekirken, mahkemece, talebi aşar şekilde bilirkişi raporunda 162 gün üzerinden yapılan kâr kaybı hesabının hükme esas alınması doğru olmamış, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalılardan … vekilinin milletlerarası yetki itirazı üzerine mahkemece bu davalı yönünden itirazın kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, ancak, (4) numaralı hüküm fıkrasında, “Davalı … tarafından verilen 04/02/2011 tarihli garanti mektubunun, işbu karar ile asıl ve birleşen davada kabul edilen tazminat ve fer’ilerinin teminatı olarak kabul edilmesine, her iki davada hüküm altına alınan tazminat kalemleri ile fer’ilerinin istendiğinde garanti mektubu kapsamında da tahsiline” hükmedilmiştir.
04.02.2011 tarihli garanti mektubu metninde “… bahsedilen talebinizle ilgili olarak ya taraflar arasında anlaşma yolu ile veya Türk Mahkemesi yolu ile, buna göre her zaman için yükümlülüğümüzün faizler ve masraflar dahil olarak … talebiniz üzerine ödeme yapmamız için işbu taahhüdü sunmaktayız.” ifadesi yer almakta, ayrıca “Bu taahhütname İngiliz Kanunlarına tabi bulunmakta ve bunun altında meydana gelebilecek her türlü anlaşmazlık konusunda münhasıran İngiliz Mahkemelerinin yargılama yetkilerine başvurulacaktır.” şeklinde yetki şartı bulunmaktadır. Bu durumda, adı geçen davalı yönünden yetki itirazının kabulüne karar verilmişken, bu hükümle çelişki yaratacak şekilde, (4) numaralı hüküm fıkrasında garanti mektubunun diğer davalılar aleyhine hükmedilen tazminatların teminatı olarak kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu yönüyle de davalı … yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı taraf, dava dilekçesinde ve 26.01.2012 tarihli replik dilekçesinde uğradığı zarar kalemlerine dair açıklamalarda bulunmuş ve delil olarak zararına sebep olan harcamalara dair mal ve hizmet faturaları sunmuş olup, söz konusu faturalar incelenerek davacı tarafça Türk Lirası olarak yapılan ödemeler yönünden yine Türk Lirası olarak, USD olarak yapılan ödemeler yönünden ise yine USD para birimi esas alınarak hüküm kurulması gerekir iken, bu konuda eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davalıların davacının gerçek zararından sorumlu olduğu, bu sebeple davacının zararı hesaplanırken faturalarda yer alan KDV tutarının da hesaba dahil edilmesi gerekirken, KDV tutarı düşülerek yapılan hesaplamaya itibar edilmesi de doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.