YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3206
KARAR NO : 2022/7097
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) verilen 17.12.2020 tarih ve 2018/132 E- 2020/276 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.03.2021 tarih ve 2021/361 E- 2021/513 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1992 yılında kurulduğunu, “ROYAL” markasının 07. grupta müvekkili adına tescilli olup, 14.05.2013 tarihinden itibaren 10 yıllık süre ile koruma altında olduğunu, davalı şirketin 01.11.2016 tarihinde kurulduğunu, kuruluşunda 20 gün sonra marka başvurusunda bulunarak “ROYALPLUS” ibareli markayı 2016-98765 tescil numarası ile 07. grupta tescil ettirdiğini, davalı şirketin, müvekkili adına tescilli “ROYAL” ibaresini bilerek ve iltibas yaratarak kendi adına marka olarak tescil ettirip kullandığını, müvekkilinin yaptığı bazı işlerde davalının adı kayıt edilmek suretiyle karışıklık yaratıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2016-98765 nolu “ROYALPLUS” markası ile müvekkili şirket adına tescilli “RAROYAL” markasının benzer olduğunun tespiti ile davalı şirkete ait “ROYALPLUS” markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kullandığı ünvanın “ROYAL” değil “ROYAL PLUS” olarak tescil edildiğini, marka tescil başvurusu ile ilgili olarak yapılan itirazların TPMK tarafından reddedildiğini, müvekkil şirketin kullandığı marka ismi, marka örneği ve ürün logosunun hiçbir surette davacı şirketle benzerlik göstermediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6769 sayılı SMK madde 6/1 koşullarının oluştuğu taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu madde 25/1 gereğince marka tescil tarihi eski olan davacının, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep edebileceği, davalı şirketin internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında yapmış olduğu tanıtımlarda, Royal Asansörü İstanbul’dan Erbaa’ya getirdikleri şeklindeki beyanları dikkate alındığında İstanbul menşeili davacı markasından haberdar oldukları ve bu markayı iltibasa yol açacak şekilde de kullandıkları anlaşıldığından davanın kabulüne davalı adına tescilli 201698764 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 6769 sayılı SMK madde 6/1 koşullarının oluştuğu taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu madde 25/1 gereğince marka tescil tarihi eski olan davacının, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep edebileceği, davalı şirketin internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında yapmış olduğu tanıtımlarda, Royal Asansörü İstanbul’dan Erbaa’ya getirdikleri şeklindeki beyanları dikkate alındığında İstanbul menşeili davacı markasından haberdar oldukları ve bu markayı iltibasa yol açacak şekilde de kullandıklarından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.