Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3247 E. 2022/7040 K. 17.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3247
KARAR NO : 2022/7040
KARAR TARİHİ : 17.10.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.10.2016 tarih ve 2014/1304 E. – 2016/676 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.02.2021 tarih ve 2017/6529 E. – 2021/377 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yetkilisi olduğu Bay Tim Ltd. Şti. ile davacının yetkilisi olduğu Sokullu İnşaat Ltd. Şti. arasında Bay Tim Ltd. Şti.’ne ait Tekirdağ ile Malkara ilçesinde bulunan makine parkı, demirbaşlar ve 23 dönüm tarlanın içindeki şantiye sahası ve kömür maden ocağı ile birlikte satışına ilişkin 390.000,00 TL bedel ile anlaşma yapıldığını, davacının Bay Tim şirketinin çeşitli borçlarını ödediğini, bu ödemeler düşüldükten sonra dava dışı şirketin bakiye 85.000,00 TL borcunun kaldığını, kalan bu borç için bir adet sadece imzalı boş senedin davalıya verilmek üzere satışa aracılık yapan …’a teslim edildiğini, ancak devralınan işletmenin ekstradan borçlarının çıktığını, taşınmazın devrinin yapılmadığını, müvekkilinin de bunun üzerine bakiye 85.000,00 TL’yi ödemediğini, davalının ise teminat olarak verdiği ancak tapu devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle iptali gereken boş senedin bedel kısmını doldurularak icra takibine konu ettiğini, alacağın gerçek olmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olup, davanın reddi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu senedin davacı tarafından davalıya imzalı ve boş olarak verildiğinin ifade edildiğ, imzalı senet ve belgeyi düzenleyen kişinin, imzalı senet ve belge üzerine yazılacak yazı ve rakamı da öngörmesi gerektiği, senet üzerinde her hangi bir teminat olarak verildiğine dair kayıt ve şerh bulunmadağı gibi senedin teminat senedi olarak verildiğine dair her hangi bir sözleşme ve belge de sunulmadığı, toplanan tüm delillere göre, senette ki imzanın davacıya ait olduğu, davanın subuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın dava konusu senedin, ödenmeyen bakiye 85.000,00 TL’nin teminatı olarak verildiği, ancak davalı tarafın senede 400.000,00 TL bedel yazarak takibe koyduğunu iddia ettiği, HMK uyarınca senede karşı yapılan iddiaların senetle ispatlanmasının gerektiği, somut olayda ise davalı tarafın kambiyo senedine dayandığı, davacının bu senedin teminat senedi olduğuna ve bedelin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair iddialarını yazılı ve usulüne uygun delillerle ispatlamasının gerektiği, her ne kadar senedin ön yüzünde yer alan el yazısı ve rakamların davalının eli ürünü olduğu anlaşılmış ise de, bu durumun dava konusu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispatlamayacağı, öte yandan dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair senet üzerinde hangi ilişkinin teminatı olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı gibi bu senedin teminat senedi olduğuna dair yazılı bir delilin de sunulmadığı, ayrıca günümüz teknolojisi ile yazı yaşı tayininin yapılamadığı, ayrıca davalı hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan dolayı takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.