Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3254 E. 2022/6045 K. 19.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3254
KARAR NO : 2022/6045
KARAR TARİHİ : 19.09.2022

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.10.2019 tarih ve 2019/27 E. – 2019/164 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “EKO TARIM” ibareli markanın 556 sayılı KHK’ya göre 23.03.2012 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, söz konusu markanın tescil sınıfının başta film, televizyon, radyo programları yapma hizmetleri ile dergi, gazete vb yayınların basıma hazır hale getirilmesi alanları olduğunu, müvekkiline ait markanın uzun süredir müvekkili tarafından hazırlanıp sunulan bir televizyon programının adı olarak kullanıldığını, ancak davalı şirkete ait “Bloomberg HT” adlı televizyon kanalında müvekkiline ait markanın birebir aynısı ile aynı ad altında ve aynı konuda bir televizyon programı yapıldığını ve internet üzerinden de yayınlar yapılarak müvekkiline ait markaya tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunu ileri sürerek, davalının eylemlerinin tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, yayınların ortadan kaldırılmasına, verilerin silinmesine, hükmün ilanına ve şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın kullanımlarının 12. madde kapsamında sayılamayacağı, hizmetin kaynağını ve geldiği yeri gösterdiği, diğer anlatımla markasal işlevli olduğu, davalının, tarım ve hayvancılık konusunu işleyen program yapması ve bu sırada ibareyi Bloomberg HT kanalında yayınlaması eyleminin “Ekotarım” ibare ve logoyu televizyon programı yapım hizmeti kapsamında ayırt edici işaret olarak kullanımı anlamına geldiği, bozma öncesi düzenlenen 18/11/2015 tarihli raporda da benzer değerlendirmelerin yapıldığı, bu bakımdan esasen davalı eyleminin marka ihlali oluşturduğu yönündeki yargının değişmiş olmadığı, davalı vekilinin esasa ilişkin bu temyiz itirazı incelenerek bozma kararı verildiği, diğer temyiz itirazlarının incelenmediği, davalının diğer temyiz itirazlarının ise, fahiş bir tazminat verildiğine yönelik olduğu, markasal kullanım kapsamındaki eylemin karşılığının, davalının markayı kullanmakla elde ettiği kâr üzerinden hesaplandığı, manevi tazminatın ise, eylemin büyüklüğü, sonuçları, tarafların sosyal-ekonomik durumları dikkate alınarak tespit edildiği, mali müşavir ve iletişim, reklam bölümü öğretim üyesi bilirkişilerin programın yayın saatleri ve bu saatlere ilişkin reklam gelirleri esas alınmak suretiyle kazanç kaybını belirledikleri, raporun dosyadaki verilere uygun düzenlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının “Ekotarım” ibaresini kullanmak suretiyle, televizyon programı yapıp, yayınlanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, yayınların internet ortamından, televizyon mecralarından kaldırılmasına, 8.903,56 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın 05/08/2015’den işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine, karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ilan edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref’ile tazminat istemlerine ilişkindir.
Uyuşmazlık davacı adına tescilli “EKO TARIM+şekil” unsurlu markasının, davalı tarafından radyo ve televizyon programları yapım ve sunum hizmetlerinde kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmeyeceği hususuna ilişkindir.
Marka hakkına tecavüzün varlığı için, üçüncü kişilerin izinsiz olarak markaya konu işareti aynen veya karıştırılmaya müsait şekilde markanın tescilli olduğu alanlarda kullanılmış olması gerekir. Markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden birebir aynen kullanımı halinde marka hakkına tecavüzün varlığı konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Bununla birlikte, markaya konu işaretin bir kısmının kullanılmış olması halinde kullanılan kısmın markanın ayırt edicilik taşıyan bir unsuruna ilişkin olup olmadığına bakılmalıdır. Bu tespit yapılırken markanın bir bütün olarak dikkate alınıp ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısı değerlendirilmelidir.
Somut olayda mahkemenin önceki kararında davanın kabulüne karar verilmesi üzerine Dairemizin 22.01.2019 tarih ve 2018/5545 E. – 2019/566 K. sayılı Bozma ilamında, davacı şirketin tescilli markasının “EKOTARIM” markasında “O” harfinin Dünya şeklindeki görsel unsuruyla tescil edildiği, söz konusu markanın, ekolojik tarım faaliyetlerinin tanıtımına ilişkin marka tescil kapsamındaki hizmetler yönünden ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu ve bu sebeple koruma kapsamının dar tutulması gerektiği, öte yandan “ekolojik tarım ve hayvancılık usulleri” hakkında tanıtım ve bilgilendirme içeren davalıya ait TV programda, davacının tescilli markasındaki dünya şeklini de kullanmaksızın, “Eko-Tarım” ibaresini kullanmasının 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi kapsamında dürüst bir kullanım niteliğinde sayılıp sayılamayacağının tartışılması ve sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ve Mahkemece de bozmaya uyulmuş ise de, “EKOTARIM” unsurlu davacı markasının tarımsal faaliyetlerin tanıtımını içeren programlar yönünden ayırt edici olmadığı, ayırt ediciliği sağlayan unsurun sadece “O” harfi içerisindeki dünya şekli olduğu, tam aksine Marka KHK’nın 7/1-d maddesi uyarınca, “EKOTARIM” ibaresinin kullanımının bu alanda faaliyet gösteren tüm meslek mensuplarının kullanımına açık tanımlayıcı bir ibare olduğu, davalının kullanımının KHK’nın 12.maddesi uyarınca “dürüst ticari kullanım” kapsamında değerlendirilerek ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yeniden marka hakkına tecavüzün tespit ve meni ile tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün davalı taraf yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.09.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.