Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3257 E. 2022/9111 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3257
KARAR NO : 2022/9111
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14.03.2019 tarih ve 2018/229 E- 2019/234 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.12.2020 tarih ve 2019/973 E- 2020/1336 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinden tahsil ettiği para geri verilmeyince Karlsruhe Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, Adalet Bakanlığı aracılığıyla dava dilekçesinin 27.12.2006 tarihinde davalının vekiline tebliğine rağmen savunma yapılmadığını, 11.270,41 Euro’nun faiziyle ödenmesine dair verilen karar ile yargılama masraflarına ilişkin kararın yine Adalet Bakanlığı aracılığıyla 17.11.2014 tarihinde davalının vekiline tebliğ edildiğini, temyiz başvurusu yapılmadığından her iki kararın kesinleştiğini ileri sürerek Federal Almanya Cumhuriyeti Karlsruhe Asliye Hukuk Mahkemesi 6. Sivil Hukuk Dairesinin 6 O 124/06 numaralı dosyadan verilen 02.02.2007 tarihli kararın ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı kararın tenfizi için açtığı 2008/814 Esas sayılı davanın reddedilip kesinleştiğini, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, mahkeme ilamlarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava tarihine kadar 11 yıl geçtiğinden kararın tenfizinin istenemeyeceğini, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girdiğini, kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, gıyapta verildiği belirtildiğinden savunma hakkına uyulmadığını, Türk Hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının müvekkilinin ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kararın açıkça kamu düzenine aykırılık taşımadığı, tenfize konu yabancı mahkeme kararının aslı ve tamamının onaylı tercümesinin sunulduğu, davalının mahkemeye usulünce çağrıldığı, kararın da tebliğ edildiği, Türk Mahkemelerinin de kararlarının Almanya’da tenfizi mümkün olduğundan davanın kabulüne, Almanya Cumhuriyeti Karlsruhe Asliye Hukuk Mahkemesi 6. Sivil Hukuk Dairesi’nin 6 O 124/06 numaralı dosyasından verilen 02.02.2007 tarihli kararın ve yargılama masraflarına dair masrafların tayini ile ilgili hükmün usulüne uygun olduğundan onaylanmış tercümesinin tenfizine karar verilmiştir.
Davalı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, alacak istemine ilişkin davanın münhasıran Türk Mahkemelerinin yetkisine girmediği, Türk hukukunda kabul edilmiş bulunan anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceklerine ilişkin ilkenin Alman hukukunda da kural olarak benimsendiği, aynı dava hakkında Türk mahkemelerince verilen karar ile yabancı mahkemelerce verilen kararın farklı olmasının tek başına tanıma ve tenfize engel teşkil etmeyeceği, dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı aracılığıyla 27.12.2006 tarihinde, kararın ise yine aynı yolla 17.11.2014 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, yasal yollara başvurulmadan kararın kesinleştiği, apostille onaylandığı, davalının kanun yoluna başvuru hakkını kullandığı ve sonuç alamadığına yönelik bir savunma ve delilinin de bulunmadığı, önceki tenfiz davasında tenfizi talep edilen yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, iş bu davada ise davacının anılan dava tarihinden sonra, yabancı mahkeme ilamının Adalet Bakanlığı aracılığı ile davalı vekiline 17.11.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği iddiasına dayandığı, usuli işlemlere dayalı red kararından sonra, ilk dosyadaki usul eksikliği tamamlanarak açılan yeni davada önceki karar kesin hüküm niteliği taşımayacağı, davacının 6 O 124/06 sayılı kararı ile yargılama masraflarına dair masrafların tespitine ilişkin ek kararın tenfizini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince 6 O 124/06 sayılı kararı ile yargılama masraflarına dair masrafların tespitine ilişkin ek kararın onaylanmış tercümesinin tenfizine karar verildiği, tenfiz kararının asıl karara ilişkin olarak verileceğinden onaylanmış tercümenin tenfizine yönelik karar verilmesinin HMK’nun 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzenine aykırı olan bu husus re’sen gözetildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Karlshruhe Asliye Hukuk Mahkemesi 6. Sivil Hukuk Dairesi’nin 02.02.2007 tarih ve 6 O 124/06 sayılı kararı ile yargılama masraflarına dair masrafların tespiti ek kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.