YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3284
KARAR NO : 2022/7120
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.04.2019 tarih ve 2017/410 E. – 2019/105 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.02.2021 tarih ve 2019/895 E. – 2021/146 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin “GOLDEN” ve “Ferre” asıl unsurlu çok sayıda markanın sahibi bulunduğunu, davalının bu markalarla iltibas yaratacak nitelikteki 2016/25443 numaralı “FERRERO GOLDEN GALLERY” ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile aynı sınıfta olduğunu, ilgili tüketicinin dikkat düzeyinin düşük bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazının, diğer davalının 2017-M-7318 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa başvurunun asıl unsurunun “GOLDEN” ibaresinden oluştuğunu, davalının dava konusu markayı müvekkilinin markasına benzetmeye çalıştığını, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacında olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, davalı … YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilin dünya çapında 4. çikolata ve şekerleme üreticisi olduğunu, “Ferrero Rocher” markalı ürünlerin 1982’den beri Türkiye’de satışta bulunduğunu, “Ferrero” markasının tanınmış olduğunu, çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, “GOLDEN” ibaresinin bir firmanın kullanımına bırakılmasının mümkün olmadığını, bu ibarenin tek başına ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, markaların genel izlenim yönünden benzer olmadığını, aynı taraflar arasında emsal yargı kararlarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “FERRERO GOLDEN GALLERY+Şekil” ibareli başvurusu ile davacının “GOLDEN” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda, davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanamadığı, yine dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının “GOLDEN” asıl unsurundan, davalı şirketin başvurusunun ise tamamı aynı nitelikte, aynı büyüklükte, düz yazıdan ibaret “FERRERO GOLDEN GALLERY” ibaresinden oluştuğu, bu durumda davalı şirket başvurusunda yer alan “GOLDEN GALLERY” ibaresi de tıpkı “FERRERO” ibaresi gibi asıl unsur olarak algılanacağı, esasen “FERRERO” ibaresi davalı şirketin çatı markası olduğundan, benzerlik incelemesinde dikkate alınmayacağı, “Altın” anlamına gelen “GOLDEN” ibaresi ise ticari hayatta, sunulan ürün veya hizmetin kalite ve değerini göstermek amacıyla sıklıkla kullanılsa da, dava konusu markaların ilgili olduğu 30. sınıf emtia yönünden vasıf bildirmediğinden benzerlik değerlendirilmesinde belirleyici unsurlardan biri olduğu, bu nedenle davacı markalarında asıl unsur olan bu ibarenin, davalı şirket başvurusunda da yer alması, davalı başvurusunun, davacı markalarının serisi olduğu izlenimi yaratacak, taraf markaları arasında, 556 sayılı KHK.’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşturacağı aynı taraflar arasında görülen emsal bir davada, davalı şirketin “GOLDEN MOMENTS” ibareli marka tescil başvurusunun, davacının “GOLDEN” ibareli markaları ile iltibasa neden olduğu ve “GOLDEN” ibaresinin 30. sınıf emtialarda vasıf bildirmediği hususlarının Dairemizin 24.04.2017 tarih, 2015/13753 E.-2017/2329 K. sayılı ilamı ile de tespit edildiği, “GOLDEN” ibaresinin 29 ve 30. sınıf mallar yönünden zayıf marka olmadığı ve korunması gerektiğinin Dairemizin 01.11.2017 tarih, 2016/3593 E.-2017/5985 K., 09.10.2019 tarih 2018/4938 E.-2019/6370 K., 13.02.2018 tarih, 2016/7017 E.-2018/1040 K., ve 22.11.2017 tarih, 2016/4284 E.-2017/6429 K. sayılı ilamları ile de belirtildiği, ayrıca aynı taraflar arasında görülen emsal bir davada, davalının “FERRERO ROCHER GOLDEN MOMENTS” ibaresinden oluşan marka tescil başvurusu için, bu davadaki aynı gerekçelerle verilen Dairemizin 04.03.2019 tarih 2017/5145 E.-2019/1772 K. sayılı ilamındaki kararında, bu dava yönünden de emsal teşkil edeceği, bu nedenlerle mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı … YİDK’nın 2017-M-7318 sayılı kararının iptaline, Diğer davalı Şirketin dava konusu 2016/25443 sayılı markasının 11.12.2018 tarihinde tescil edildiği tespit edildiğinden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından ayır ayrı temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.