Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3299 E. 2022/7121 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3299
KARAR NO : 2022/7121
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/111 E. – 2019/222 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.02.2021 tarih ve 2019/1013 E. – 2021/126 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “DİYAR” ibaresini içeren 29, 30 ve 32. sınıflarda tescilli markaların sahibi olduğunu, davaya konu 2017/08363 sayılı markanın ilani üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, davaya konu olan “DİYARYUM” ibareli markanın müvekkilinin markasının esas unsuru olan “DİYAR” ibaresinin tamamını ihtiva edecek şekilde okunuşları aynı kalmakla birlikte sonuna “-yum” ibaresinin eklendiğini, “DİYARYUM” ibareli markanın tescil edilmesi durumunda tüketiciler nezdinde bu marka ile müvekkilinin markasının karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, bu hususun davalı yana müvekkilinin tanınmışlığından kaynaklı ekstra bir avantaj sağlayacağını, seri marka imajı yaratacağını, davalının markasının sonuna zayıf ve anlamsız “-yum” ibaresini eklemek suretiyle itiraza konu markayı oluşturduğunu, “-yum” ibaresinin markaya yeterli düzeyde ayırt edicilik sağlamadığını, tüketiciler nezdinde bağlantı kurulacağını, bu hususun iltibas oluşturacağını, iki ibare arasında görsel ve işitsel olarak benzerliğin olması nedeniyle müvekkilinin yaygın bilinirliliğe sahip markalarının değişik versiyonu olarak algılanacağını, taraf markaların kapsamlarının da aynı olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markasının itibarına yararlanmak istediğini, başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK’nın 2018/M-183 sayılı kararının iptaline, 2017/08363 sayılı “DİYARYUM” ibareli marka başvurusunun tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, davaya konu “DİYARYUM” ibareli marka ile davacı adına tescili “DİYAR” markaları arasında ayırt edilmeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, iltibasa neden olmayacağını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, kötü niyetli iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kötü niyetin varlığını ispatlayacak yeterli delil olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı markasının 29. sınıf kapsamında yer alan “Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler ile davacının ait 2005/14436 sayılı markanın tescil kapsamında yer aldığı ve dolayısıyla taraf markaların da bu malların birebir aynı olduğu, bu mallar bakımından yönünden 6769 sayılı SMK md. 6/1 anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, bununla birlikte davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan “Et, balık,kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” malları ise redde mesnet olan markanın tescil kapsamında yer almasa da bu malların temelde gıda emtiası olmasına dayalı olarak taraf markalarının malları arasında düşük düzeyli benzerlik bulunduğu, ayrıca söz konusu malların dağıtım kanallarının aynı olması, son kullanıcıları ve tüketici profilleri, kullanım amaçları dikkate alındığında bu malların da benzer mal olarak kabul edilebileceği, 2017/75954 sayılı “diyar” markasının tescil kapsamında davaya konu çekişmeli malların yer almadığı için bu markanın benzerlik değerlendirmesine konu edilmeyeceği, davaya konu olan marka herhangi bir şekil unsuru içermeden düz yazı ile eğik yazı stili ile “DİYARYUM” ibaresinden davacının davaya mesnet olan markaları ise yine şekil unsuru içermeden mutat harf karakterinden oluşmuş DİYAR ibaresinden müteşekkil olduğu, taraf markaların ilk iki hecesinin birebir aynı olduğu tek farkın davaya konu olan markada fazladan “-yum” hecesinin yer aldığı, söz konusu bu hecenin ise taraf markaları farklılaştırmadığı, markalar arasında işitsel açıdan da benzerlik bulunduğu, SMK md. 6/1 anlamında tüm mallar bakımından iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, dosya içeriğinde davalının marka tescilinin kötüniyetli yaptığına dair delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 14/01/2018 tarih ve 2018/M-183 sayılı kararının davalının markasının 29. Sınıfta tescilli tüm mal ve hizmetler bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden iptaline, söz konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu ibarenin “DİYARYUM” olduğu, başvuru konusu ibarede başka bir ibare veya çatı markası olmadığı, karşılaştırmada esas alınacak ibarenin “DİYARYUM” olduğu, davacının itirazına mesnet markasının “DİYAR” esas ibareli olduğu, davacının markasının davalının başvurusunda aynen yer aldığı, görsel, anlamsal ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, diğer taraftan dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davalı … Yalin’in başvurusunun emtia listesinde yer alan, 29. sınıf; “Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. malların, davacının itirazına mesnet gösterdiği 2005/14436 sayılı markanın tescil kapsamında yer aldığı ve dolayısıyla taraf markaların bu mallarının birebir aynı olduğu, belirtilen bu mallar bakımından yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, öte yandan ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundan, davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” mallarının davacının itirazın mesnet olan markalarının tescil kapsamlarında yer almadığı, davacının itirazına mesnet markalarının
kapsamlarındaki mallar ile davalının başvurusuna konu markanın kapsamındaki emtia arasında ikame veya bir ilişki bulunmadığı, bu malların temelde gıda emtiası olmasının malların benzer olması için yeterli sayılamayacağının belirtildiği, bu itibarla mahkemece tarafların markalarının kapsamlarının temelde gıda maddesi olmasına dayalı olarak yapılan benzerlik değerlendirmesi yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, …’nun 2018-M-183 sayılı YİDK kararının, 29. sınıf; “Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.” malları yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı … davalı TPMK’dan ayrı ayrı alınmasına, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.