Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3324 E. 2022/5527 K. 06.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3324
KARAR NO : 2022/5527
KARAR TARİHİ : 06.09.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.10.2020 tarih ve 2018/175 E. – 2020/345 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Konermak İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi olduğunu, sigortalı emtianın Konya’dan Kazakistan’a nakliyesi sırasında araç sürücüsünün hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, araç dorsesinin devrildiğini, içindeki bir kısım değirmen makinelerinin hasar gördüğünü, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesinde sonuç olarak belirlenen hasar tazminatının sigortalısı dava dışı Konermak İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye ödendiğini, sigortalının haklarına halef olduklarını ileri sürerek ödemiş oldukları tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Konya-Kazakistan arası taşıma yaptığını, taşıma sırasında müvekkili şirkete ait aracın kaza yaptığını, yüklenen eşyaların zarar gördüğünü, eşyaları Türkiye’ye geri getiren müvekkili şirketten yükletici firmanın 150.000,00 TL tazminat istediğini, müvekkili şirketin de bunun üzerine mahkeme aracılığıyla hasar tespiti yaptırdığını, mahkemenin 9.750,00 TL hasar tespitine karar verdiğini, yükletici firmanın bu tespit bedelini sigorta şirketinden saklayarak daha fazla tazminat talep ettiğini, sigorta şirketi tarafından ödendiği iddia edilen bedeli kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda uygulanması gereken CMR’nin 23. maddesinde azami sorumluluk miktarının gösterildiği, taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu esasının getirildiği, davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk limitinin bozma sonrası aldırılan kök ve ek bilirkişi heyeti raporları uyarınca 188.887,17 USD olduğu, davacının zararının 55.844,00 USD olduğuna ilişkin bozma öncesi aldırılan raporların usule ve denetime uygun olduğu, Yargıtay bozma ilamında bu hususta bozma sebebi bulunmadığı, davacının zararı olan 55.844,00 USD nin davalının sınırlı sorumluluk limiti olan 188.887,17 USD yi aşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile, 55.844,00 USD’nin ödeme tarihi olan 05/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak (davalı tarafın sorumluluğunun sınırlı sorumluluk limiti olan 188.887,17 USD ile sınırlı olmak üzere) davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, uluslararası kara taşıması ile taşınan emtianın hasara uğraması nedeniyle ödenen tazminat bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 55.844,00 USD’nin ödeme tarihi olan 05.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak (davalı tarafın sorumluluğunun sınırlı sorumluluk limiti olan 188.887,17 USD ile sınırlı olmak üzere) davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı taraf dava dilekçesi ile avans faizi oranından daha düşük orandaki devlet bankalarındaki bir yıl vadeli mevduata ödenen en yüksek faize hükmedilmesini istediği gibi uyuşmazlığın uluslararası kara taşımasından kaynaklanması nedeniyle CMR m.27/1 hükmü nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1’inci paragrafında bulunan “…. işleyecek avans faizi ile birlikte..” ibaresinin çıkartılarak yerine “… CMR m.27/1 düzenlemesindeki % 5 oranını aşmamak üzere devlet bankalarındaki bir yıl vadeli USD mevduatına ödenen en yüksek faiz ile birlikte ” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yerel mahkemece, 24.12.2015 tarih, 2012/215 esas ve 2015/768 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, 55.844,00 USD’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, bu kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.01.2018 tarih, 2016/6615 esas ve 2018/570 sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek dava konusu olayda uygulanması gereken CMR’nin 23.maddesinde azami sorumluluk miktarının gösterildiği, taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu esasının getirildiği belirtilerek yükün ziyai halinde sınırlı sorumluluk limiti belirlenerek ödenecek tazminat bedelinin bu limit değerlendirilmek suretiyle kurulması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bu kez mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, 55.844,00 USD’nin ödeme tarihi olan 05.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sınırlı sorumluluk limitide belirtilerek tahsiline karar verilmiştir. İş bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde diğer temyiz itirazlarının yanı sıra somut olayda avans faizi uygulanmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür. Dolayısıyla uygulanan faiz yönünden her iki tarafında temyiz itirazı bulunmaktadır. Her iki tarafta alacağın döviz cinsinden olması nedeniyle avans faizi uygulanamayacağını temyizlerinde ileri sürmüştür.
Ancak yukarıda açıklandığı üzere ilk verilen kararda faize yönelik olarak gerek davacının gerekse de davalının temyiz itirazı olmamakla birlikte davacının dava dilekçesindeki talebinden fazlaya karar verildiği için bu husus davalı temyiziyle de incelenebilir ise de Dairemiz yapmış olduğu temyiz incelemesi sonucu sair red kararı verip limitin belirlenmesi yönünden kararı bozulmuş, faize yönelik ise bozma yapılmamıştır. Artık bozmaya uyularak verilen ikinci karar sonrasında usulü kazanılmış hak dikkate alınmaksızın yazılı şekilde “CMR m:27/1 düzenlenmesindeki % 5 oranını aşmamak üzere … USD mevduatına ödenen en yüksek faiz ile birlikte” ibaresi eklemek suretiyle kararın düzeltilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılamamaktayım.